Mirasın Reddi: Süresi, Yetkili Mahkeme ve Nasıl Yapılır

Kısa cevap: Mirasın reddi, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünün öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde (TMK m. 606) sulh hukuk mahkemesine yapılan sözlü veya yazılı, kayıtsız ve şartsız bir beyanla gerçekleşir (TMK m. 609). Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras kanun gereği reddedilmiş sayılır (TMK m. 605 son fıkra).

Mirasın reddi, yasal veya atanmış mirasçının, mirasbırakanın ölümünden sonra mirası sulh mahkemesine yapacağı beyanla reddetmesidir (TMK m. 605 ve m. 609). Halk arasında “reddi miras” olarak da bilinir. Ret gerçekleşmezse mirasçı, kural olarak terekeyi (mirasbırakanın geride bıraktığı malvarlığını) borçlarıyla birlikte kazanır.

Kanun iki yol tanır: mirasçının kendi beyanıyla yaptığı gerçek ret ve borca batık terekede kanun gereği gerçekleşen hükmen ret. Gerçek ret için tanınan üç aylık süre, yasal mirasçılar bakımından ölüm tarihinden değil, mirasbırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten işler. Ölümden geç haberdar olan mirasçı için bu fark belirleyicidir.

Aşağıda sürenin nasıl başladığı, beyanın usulü, ret hakkını düşüren davranışlar, reddedilen payın geçişi ve alacaklıların yolları yer alıyor. Büromuzun hizmet verdiği konular için diğer alanlar ve hizmetler sayfasını inceleyebilirsiniz.

Mirasın Reddi Nedir: Gerçek Ret ve Hükmen Ret Ayrımı

Mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümüyle kendiliğinden ve bir bütün olarak kazanır; mirasbırakanın borçlarından da kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Bunun için ayrıca bir kabul beyanı gerekmez. Mirasın reddi, bu kendiliğinden kazanımın önüne geçmenin kanuni yoludur.

Gerçek Ret: Mirasçının Beyanıyla Yapılan Ret

Gerçek ret, yasal veya atanmış mirasçının kendi iradesiyle mirası reddetmesidir (TMK m. 605 ilk fıkra). Kanun ret için bir gerekçe aramaz; terekenin borçlu ya da varlıklı olması bu hakkı etkilemez.

Sık yapılan bir karışıklık, gerçek reddin “dava” sanılmasıdır. Gerçek ret, sulh mahkemesine yapılan bir beyandır (TMK m. 609). HMK m. 382/2-c-7 de mirasın reddi beyanının tespitini ve tescilini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Çekişmesiz yargı, kabaca, ilgililer arasında çözülmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmayan işlerde mahkemenin yürüttüğü süreçtir.

Hükmen Ret: Borca Batık Terekede Reddedilmiş Sayılma

Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi (borçlarını ödeyememe durumu) açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605 son fıkra). Buna hükmen ret denir.

Ölçüt Gerçek ret Hükmen ret
Nasıl doğar? Mirasçının beyanıyla Kanun gereği; miras reddedilmiş sayılır
Süre Üç ay Kanunda süre öngörülmemiş
İşlemin niteliği Sulh mahkemesine yapılan çekişmesiz yargı beyanı Uyuşmazlık çıkarsa takibe veya davaya karşı ileri sürülür ya da mahkemede tespit ettirilir
Hangi durumda? Terekenin durumundan bağımsız, mirasçının iradesine bağlı Ölüm tarihinde ödemeden aciz açıkça belli veya resmen tespit edilmişse
Dayanak TMK m. 605 ilk fıkra, m. 606, m. 609 TMK m. 605 son fıkra

Mirasın reddi, mirastan feragatle de karıştırılmamalıdır. Mirastan feragat, mirasbırakanın sağlığında bir mirasçısıyla yaptığı sözleşmedir (TMK m. 528); ret ise ölümden sonra mirasçının tek başına yaptığı beyandır.

Mirasın Reddi Süresi Ne Zaman Başlar?

Mirasın reddi süresi üç aydır (TMK m. 606). Bu süre yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, vasiyetnameyle atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Terekenin yazımı, ret hakkının geçmesi ve başka mirasçıların reddi gibi durumlarda başlangıç anı değişir.

Yasal Mirasçılarda Süre: Ölüm Değil, Ölümün Öğrenilmesi

TMK m. 606, yasal mirasçılar için başlangıcı ölüm tarihine değil, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihe bağlar. Süreyi ölüm gününden saymak, ölümden haftalar sonra haberdar olan mirasçının süresini olduğundan kısa gösterir.

Madde bir ihtimali daha düzenler. Mirasçının, mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiği ispat edilirse süre bu öğrenme tarihinden işler. Öğrenme tarihi ileride tartışma konusu olabileceğinden, bu tarihin belgelenebilir olması mirasçının yararınadır.

Vasiyetnameyle Atanmış Mirasçılarda ve Tereke Yazımında Süre

Vasiyetnameyle atanmış mirasçı için süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarihten başlar (TMK m. 606). Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa süre, yasal ve atanmış mirasçılar için yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar (TMK m. 607).

Ret Hakkı Başka Mirasçılara Geçtiğinde Süre

Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer (TMK m. 608). Bunlar için süre, mirasın kendi mirasbırakanlarına geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, önceki mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez.

İkinci durum bir ret zinciridir. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse, onlar için süre önceki mirasçıların mirası reddettiğini öğrendikleri tarihten işler (TMK m. 608 son fıkra). Örneğin baba ölmüş ve oğlu mirası reddetmişse, oğlun çocukları mirasçı olur; onların süresi bu reddi öğrenmeleriyle başlar.

Ret Süresinin Uzatılması veya Yeni Süre Verilmesi

Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (TMK m. 615). Ret süresinin uzatılması da HMK m. 382/2-c-7’de çekişmesiz yargı işi olarak sayılır. Hangi sebebin önemli sayılacağını kanun tek tek belirtmez; bunu her dosyada sulh hâkimi takdir eder.

Durum Süre Sürenin başladığı an Dayanak
Yasal mirasçı, gerçek ret 3 ay Mirasbırakanın ölümünün öğrenilmesi TMK m. 606
Yasal mirasçı, mirasçılığını sonradan öğrenmişse 3 ay Mirasçı olduğunu öğrenmesi (ispat edilirse) TMK m. 606
Vasiyetnameyle atanmış mirasçı 3 ay Tasarrufun kendisine resmen bildirilmesi TMK m. 606
Koruma önlemi olarak tereke yazımı yapılmışsa 3 ay Yazımın bittiğinin sulh hâkimince bildirilmesi TMK m. 607
Reddetmeden ölen mirasçının mirasçıları 3 ay Mirasın kendi mirasbırakanlarına geçtiğini öğrenme (önceki mirasçının süresi dolmadan bitmez) TMK m. 608
Ret sonucu mirasçı olanlar (ör. reddedenin çocukları) 3 ay Önceki mirasçıların reddettiğini öğrenme TMK m. 608 son fıkra
Kendilerine sorulması istenen sonra gelen mirasçılar 1 ay Sulh hâkiminin reddi bildirmesi TMK m. 614
Hükmen ret (borca batık tereke) Kanunda süre yok Ölüm tarihindeki duruma bakılır TMK m. 605 son fıkra
Resmî defter istemi 1 ay Madde ayrı bir başlangıç belirtmez; istem ret usulüyle yapılır TMK m. 619
Alacaklıların reddin iptali davası 6 ay Ret tarihi TMK m. 617

Dikkat: Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610).

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır: Beyan ve Yetkili Sulh Mahkemesi

Süreç ana hatlarıyla şöyle ilerler:

  1. Ölümün öğrenilmesi: yasal mirasçı için üç aylık ret süresi işlemeye başlar (TMK m. 606).
  2. Terekenin durumunun araştırılması: gerekirse bir ay içinde resmî defter istenir (TMK m. 619).
  3. Ret beyanı: üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır (TMK m. 606, m. 609).
  4. Tespit ve kayıt: beyan tutanakla tespit edilir, özel kütüğe yazılır, istenirse reddi gösteren belge verilir (TMK m. 609).
  5. Sonra gelen mirasçılara bildirim: istenmişse sulh hâkimi bildirir; onlar için süre bir aydır (TMK m. 614).

Mirasın Reddinde Yetkili ve Görevli Mahkeme

Mirasın reddi beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır. TMK m. 609 beyanın sulh mahkemesine yapılacağını söyler; HMK m. 383/1 de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemeyi sulh hukuk mahkemesi olarak belirler. TMK m. 609, beyanın hangi yerdeki sulh mahkemesine yapılacağını ayrıca belirtmez. Çekişmesiz yargıda yetkiyi düzenleyen HMK m. 384 ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesini yetkili kılar.

Beyanın kaydı ayrı bir konudur. Süresinde yapılan beyan, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır; miras ise mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır (TMK m. 576). Dolayısıyla beyanı kütüğe kaydedecek mahkeme, mirasbırakanın yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. Sulh hâkimi sözlü veya yazılı beyanı bir tutanakla tespit eder ve mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir (TMK m. 609).

Kanun ret beyanı için noter yolunu öngörmez. Başvuruda harç veya gider alınıp alınmayacağı ve tutarı, başvuru tarihindeki güncel tarifeye göre belirlenir.

Mirasın Reddi Dilekçesi: Beyanda Bulunması Gereken Bilgiler

Kanun yalnızca sözlü veya yazılı bir beyanı ve reddin kayıtsız şartsız olmasını arar. Aşağıdaki bilgiler, beyanın anlaşılır olması ve süre yönünden değerlendirilebilmesi içindir; bir dilekçe şablonu değildir.

  • Reddeden mirasçının kimlik bilgileri
  • Mirasbırakanın kimliği, ölüm tarihi ve son yerleşim yeri
  • Mirasbırakanla yakınlık derecesi veya atanmış mirasçılık sıfatı
  • Ölümün ya da mirasçılığın öğrenildiği tarih
  • Mirasın kayıtsız ve şartsız reddedildiğine dair açık irade
  • Reddi gösteren belgenin verilmesi istemi
  • Varsa sonra gelen mirasçılara sorulması istemi (TMK m. 614)

Ret Şarta Bağlanabilir mi, Vekil Aracılığıyla Yapılabilir mi?

Ret şarta bağlanamaz; reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir (TMK m. 609). “Kardeşim de reddederse reddediyorum” ya da “yalnızca borçları reddediyorum” gibi bir beyan bu niteliği taşımaz. Mirasçılar mirası bir bütün olarak kazandığından (TMK m. 599), ret de terekenin mallarını, alacaklarını ve borçlarını birlikte kapsar.

Ret beyanı vekil aracılığıyla yapılacaksa, vekaletnamenin bu işlemi açıkça kapsayıp kapsamadığı önceden kontrol edilmelidir.

Reddetmeden Önce: Resmî Defter ve Resmî Tasfiye Seçenekleri

Terekenin borçlu olup olmadığı belli değilse kanun başka seçenekler de sunar. Mirası reddetme hakkı olan her mirasçı, ret usulüne uyarak bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir; bir mirasçının istemi diğerleri hakkında da etkilidir (TMK m. 619).

Her mirasçı, mirası reddetmek veya resmî deftere göre kabul etmek yerine terekenin resmî tasfiyesini de isteyebilir. Kanun, resmî tasfiye hâlinde mirasçıların terekenin borçlarından sorumlu olmayacağını düzenler; ancak birlikte mirasçılardan biri mirası kabul ederse bu istem dikkate alınmaz (TMK m. 632).

Mirasın Hükmen Reddi ve Borca Batık Tereke

“Borca batık tereke”, borçları malvarlığını aşan terekeyi anlatmak için kullanılan bir ifadedir. Kanun metni ise “ödemeden aciz” kavramını kullanır ve sonucu bu duruma bağlar.

Borca Batıklık Hangi Tarihe Göre Değerlendirilir, Süre Var mı?

Hükmen retin ölçütü, mirasbırakanın ölümü tarihindeki durumudur. Kanun iki hâl sayar: ödemeden aczin açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş olması (TMK m. 605 son fıkra). Bu hâllerde miras reddedilmiş sayılır ve kanunda bunun için bir süre öngörülmemiştir.

Terekenin borca batık olduğu uyuşmazlık konusu olursa, bu durum alacaklının başlattığı takibe veya açtığı davaya karşı ileri sürülebilir ya da mahkemede tespit ettirilebilir. Davanın tarafları ve görevli mahkeme somut olaya göre değerlendirilir.

Tereke Borcu İçin İcra Takibi Başlatılırsa

Terekenin borçlarından dolayı takip, ölüm günüyle beraber üç gün geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse, Medeni Kanun’da belirlenen süreler geçinceye kadar takip geri kalır (İİK m. 53).

Takip borçlu hayattayken başlamış ve borçlu takip sırasında ölmüşse, aynı madde farklı bir kural koyar. Tereke henüz paylaşılmamış veya resmî tasfiyeye tabi tutulmamışsa takip terekeye karşı devam eder; mirasçıya karşı devam ise ancak rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yoluyla mümkündür.

Buna rağmen mirasçıya ödeme emri tebliğ edilirse, itiraz süresi kaçırılmadan durum değerlendirilmelidir. İtirazın süresi ve usulü için ödeme emrine itiraz yazımıza, alacaklının itiraz üzerine dava yoluna gitmesi hâli için itirazın iptali davası yazımıza bakabilirsiniz.

Dikkat: Hükmen ret kanun gereği gerçekleşse de terekenin borca batık olup olmadığı tartışmalı hâle gelebilir. Borca batıklık konusunda şüphe varsa, üç aylık süre içinde gerçek ret beyanında bulunma imkânı da ayrıca değerlendirilmelidir.

Mirası Kabul Sayılan Davranışlar ve Ret Hakkının Düşmesi

Ret hakkını kaybetmenin ilk yolu süreyi kaçırmaktır: yasal süre içinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610). İkinci yol, süre dolmadan mirasçı gibi davranmaktır.

Tereke İşlerine Karışmak, Tereke Mallarını Gizlemek veya Kendine Maletmek

TMK m. 610 uyarınca ret süresi sona ermeden aşağıdakileri yapan mirasçı, mirası reddedemez:

  • Mirasçı olarak tereke işlemlerine karışmak
  • Terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapmak
  • Tereke mallarını gizlemek
  • Tereke mallarını kendisine maletmek

Ölçüt, işlemin olağan yönetimi aşıp aşmadığıdır. Tereke mallarının satılması ya da devredilmesi olağan yönetimi aşan bir işlem olarak değerlendirilebilir; ancak sonuç, işlemin niteliğine ve yapıldığı koşullara göre değişir.

Ret Hakkını Ortadan Kaldırmayan İşlemler

Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m. 610 son fıkra). Bu iki kavram, bir hakkın belirli bir süre geçince ileri sürülemez hâle gelmesine yol açan süreleri anlatır. Örneğin mirasbırakanın zamanaşımına uğramak üzere olan bir alacağı için takip başlatmak, tek başına ret hakkını düşürmez.

Mirasın Reddinin Sonuçları: Reddedilen Pay Kime Geçer?

Reddeden mirasçı, terekenin borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu tutulmaz; ancak mirasbırakan ödemeden âciz ise TMK m. 618’deki değer ölçüsünde sorumluluk saklıdır. Ayrıca ret, reddedenin kendi alacaklılarınca TMK m. 617 uyarınca iptal ettirilebilir. Reddedilen payın nereye gideceği ise kimin reddettiğine bağlıdır.

Yasal veya Atanmış Mirasçılardan Biri Reddederse

Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m. 611). Mirasbırakandan önce ölmüş çocuğun yerini halefiyet yoluyla kendi altsoyu (çocukları, torunları) aldığından (TMK m. 495), reddeden çocuğun payı da kural olarak onun altsoyuna gider.

Bu bir altsoy tuzağı doğurabilir. Reddeden çocuğun kendi çocukları mirasçı hâline gelir ve onlar da mirası istemiyorsa ayrıca ret beyanında bulunmalıdır; süreleri önceki reddi öğrendikleri tarihten işler (TMK m. 608 son fıkra).

Mirası reddeden atanmış mirasçının payı ise, ölüme bağlı tasarruftan başka bir arzu anlaşılmadıkça mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır (TMK m. 611 son fıkra).

Altsoyun Tamamı Reddederse: Sağ Kalan Eş

Altsoyun tamamı mirası reddederse, onların payı sağ kalan eşe geçer (TMK m. 613). Eşin mirasçılığı ile evlilikten doğan mal rejimi hakları ayrı kurumlardır; mal rejiminin tasfiyesi mirasın reddiyle karıştırılmamalıdır.

En Yakın Mirasçıların Tamamı Reddederse: İflas Hükümlerine Göre Tasfiye

En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK m. 612).

Mirasçılar reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin tasfiyeden önce sorulmasını isteyebilir. Sulh hâkimi reddi onlara bildirir; bunlar bir ay içinde kabul etmezse reddetmiş sayılır. Ardından miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve arta kalan değerler önce gelen mirasçılara verilir (TMK m. 614).

Kim reddetti? Sonuç Dayanak
Yasal mirasçılardan biri Pay, reddeden sağ değilmiş gibi hak sahiplerine (ör. kendi altsoyuna) geçer TMK m. 611, m. 495
Atanmış mirasçı Başka arzu anlaşılmadıkça en yakın yasal mirasçılara kalır TMK m. 611 son fıkra
Altsoyun tamamı Payları sağ kalan eşe geçer TMK m. 613
En yakın yasal mirasçıların tamamı Sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye; artan değerler hak sahiplerine TMK m. 612
Sonra gelenlere sorulmasını isteyen mirasçılar Bildirim; bir ayda kabul yoksa ret sayılır, tasfiye; artan değerler önce gelenlere TMK m. 614

Mirası kabul eden birden fazla mirasçı arasında ortak mülkiyetin sona erdirilmesi ayrı bir sürecin konusudur; bu konuda miras kalan taşınmazda ortaklığın giderilmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Mirasın Reddinden Dönme Mümkün mü? Reddin İptali

Ret Beyanı Geri Alınabilir mi?

Kanunda ret beyanından dönmeyi düzenleyen bir hüküm bulunmaz; ret kayıtsız ve şartsız yapılmak zorundadır (TMK m. 609). Bu nedenle ret, sonradan fikir değiştirilerek geri alınabilecek bir işlem gibi görülmemelidir.

Beyan yanılma, aldatma veya korkutma etkisiyle yapılmışsa durum farklı değerlendirilebilir. TMK m. 5, Borçlar Kanunu’nun genel nitelikli hükümlerinin uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanacağını öngörür; irade bozukluklarına ilişkin kurallar TBK m. 30, m. 36 ve m. 37’de yer alır. Bu hükümlerin ret beyanına nasıl uygulanacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Mirasın Reddinin İptali Davası: Mirasçının Alacaklıları (TMK m. 617)

Ret, reddedenin kendi alacaklılarını da etkileyebilir. TMK m. 617 bu alacaklılara, aşağıdaki koşullar birlikte bulunduğunda reddin iptali davası imkânı tanır:

  1. Reddeden mirasçının malvarlığı borcuna yetmemelidir.
  2. Ret, alacaklılara zarar vermek amacıyla yapılmış olmalıdır.
  3. Alacaklılara yeterli bir güvence verilmemiş olmalıdır.
  4. Dava, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde açılmalıdır.

Davayı mirasçının alacaklıları veya iflas idaresi açabilir. Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir; reddedenin payına bir şey düşerse önce itiraz eden alacaklıların, sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler, ret geçerli olsaydı bundan yararlanacak mirasçılara verilir.

Mirasbırakanın Alacaklılarına Karşı Son Beş Yıl Sorumluluğu (TMK m. 618)

TMK m. 618 bir iptal davası değil, bir sorumluluk hâli düzenler. Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan aldıkları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumludur.

Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır. İyiniyetli mirasçılar ise ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu tutulur. Dolayısıyla ret, mirasbırakanın sağlığında yapılan kazandırmaların alacaklılar karşısındaki etkisini her durumda ortadan kaldırmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasın reddi süresi geçerse ne olur?

Mirasın reddi süresi geçerse, yasal süre içinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610). Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (TMK m. 615). Ölüm tarihinde ödemeden aciz açıkça belli veya resmen tespit edilmişse hükmen ret için kanunda süre öngörülmemiştir.

Mirası reddedince borç kime kalır?

Mirası reddeden yasal mirasçının payı, kendisi miras açıldığında sağ değilmiş gibi sonraki hak sahiplerine geçer (TMK m. 611); bu kişiler de süresinde reddetmezse, kural olarak mirası borçlarıyla birlikte kazanır (TMK m. 599, m. 610). Mirasbırakan ödemeden âciz ise reddeden de, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan aldığı ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacağı değer ölçüsünde onun alacaklılarına karşı sorumludur (TMK m. 618). En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 612).

Mirasın reddi çocukları ve torunları etkiler mi?

Mirasın reddi, reddedenin çocuklarını ve torunlarını etkileyebilir; çünkü reddedilen pay, reddeden sağ değilmiş gibi hak sahiplerine, kural olarak da onun altsoyuna geçer (TMK m. 611, m. 495). Onlar da reddetmek isterse süreleri önceki reddi öğrendikleri tarihten işler (TMK m. 608 son fıkra). Altsoyun tamamı reddederse pay sağ kalan eşe geçer (TMK m. 613).

Mirasın reddi noterde yapılabilir mi?

Mirasın reddi için kanunda noter yolu öngörülmemiştir; TMK m. 609 uyarınca ret, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder; mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesi sulh mahkemesinin yanında noterlikçe de verilebildiğinden (TMK m. 598) iki işlem sıkça karıştırılır.

Mirası reddeden kişi ölüm aylığı alabilir mi?

5510 sayılı Kanun ölüm aylığını mirasın kabulüne bağlamaz; aylık, kanundaki koşullar varsa ölen sigortalının hak sahiplerine yazılı istekleri üzerine bağlanır (5510 s.K. m. 32). Hak sahipleri eş, çocuk, ana ve babadır (m. 3). Aylık bağlanmayacak hâlleri sayan m. 56’da mirasın reddi yer almaz; koşulların somut durumda sağlanıp sağlanmadığı için SGK’ya başvurulabilir (5510 sayılı Kanun).

Mirasın yalnızca borçları reddedilebilir mi?

Hayır, mirasın yalnızca borçları reddedilemez; mirasçılar mirası bir bütün olarak kazanır (TMK m. 599) ve reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir (TMK m. 609). Ret, terekenin mal ve alacaklarını da kapsar. Kanunun sunduğu diğer seçenekler resmî defter (TMK m. 619) ve resmî tasfiyedir (TMK m. 632).

Mirasın reddi süresi içinde mirasçılara icra takibi yapılabilir mi?

Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse, tereke borçları için icra takibi Medeni Kanun’da belirlenen süreler geçinceye kadar geri kalır (İİK m. 53). Aynı madde uyarınca takip, ölüm günüyle beraber üç gün de geri bırakılır. Mirasçıya ödeme emri tebliğ edilirse itiraz süresi kaçırılmadan durum değerlendirilmelidir.

Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel ve size özel hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.

Mirasın reddiyle ilgili sorularınız için Atalar Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Av. Sinan Sami

Av. Sinan Sami

Av. Sinan Sami, Atalar Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatıdır. Aile hukuku, ceza hukuku ve ticaret hukuku başta olmak üzere çeşitli alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Son Yazılar

İdari Para Cezasına İtiraz: 15 Günlük Süre ve Yetkili Merci

İdari Para Cezasına İtiraz: 15 Günlük Süre ve…

İdari para cezasına itiraz, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh…

Uzlaşmaya Tabi Suçlar 2026: Tam Liste ve CMK 253 Tablosu

Uzlaşmaya Tabi Suçlar 2026: Tam Liste ve CMK…

Uzlaşmaya tabi suçlar CMK m. 253/1'de üç grup hâlinde belirlenir: şikâyete bağlı suçlar, şikâyet şartından…

Velayet Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Yetkili Mahkeme

Velayet Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Yetkili Mahkeme

Velayet davası, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiline ilişkin hakların kime ait olacağının mahkemece…