Velayet Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Yetkili Mahkeme

Velayet davası, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiline ilişkin hak ve yükümlülüklerin kim tarafından kullanılacağının mahkemece belirlenmesi için açılan aile hukuku davasıdır. Dayanağı Türk Medeni Kanunu m. 335 ve devamındaki hükümlerdir; görevli mahkeme ise Aile Mahkemeleri Kanunu m. 4 uyarınca aile mahkemesidir.

Aşağıda velayetin kime ait olduğunu, hangi durumda hangi davanın açıldığını, hâkimin gözettiği olguları, görevli ve yetkili mahkemeyi, sosyal inceleme ve pedagog raporunun dosyadaki yerini, süreyi belirleyen aşamaları ve kararın ne zaman uygulanabileceğini bulacaksınız. Konu aile hukuku alanındaki çalışmalarımız kapsamındadır. Anlatımın merkezinde ebeveynlerden biri değil, çocuk vardır.

Kısa cevap: Velayet davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 m. 4); aile mahkemesi kurulamayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 m. 2). Yetki, davalının yerleşim yerine göre belirlenir (HMK m. 6/1). Tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Dava basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316/1-ç) ve adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-b).

Velayet Davası Nedir? Velayet Kimin Hakkıdır?

Velayet, bir ebeveynin çocuk üzerindeki mülkiyeti değil, çocuğa karşı yüklendiği görevler bütünüdür. TMK m. 335 bunu iki cümleyle kurar: “Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz.”

Aynı maddenin ikinci fıkrası “uzatılmış velayet” diye bilinen hâli düzenler: hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalır. Metnin tamamı TMK’nın Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki konsolide metninde yer alır.

Velayetin kapsamı: bakım, eğitim, temsil ve çocuk malları

Velayet dört yetkiyi birlikte içerir. TMK m. 339 uyarınca ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini gözeterek karar alır. TMK m. 340 bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimi sağlama ödevini, m. 341 dinî eğitimi belirleme hakkını, m. 342 ise çocuğun üçüncü kişilere karşı yasal temsilini ana ve babaya bağlar. Çocuğun malları da velayet süresince ana ve baba tarafından yönetilir (TMK m. 352).

Evlilik sürerken ve evlilik dışı doğumda velayet

Evlilik devam ettiği sürece velayet ana ve baba tarafından birlikte kullanılır (TMK m. 336). Aynı madde, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceğini söyler. Boşanma davası açılmadan da velayetin düzenlenmesi istenebilir; koşul, bu iki hâlden birinin gerçekleşmiş olmasıdır.

Ana ve baba evli değilse velayet kanun gereği anaya aittir (TMK m. 337). Ananın küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin kendisinden alınmış olması hâlinde hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.

Velayet Davası Türleri ve Hangi Durumda Hangi Dava Açılır

Günlük dilde tek bir “velayet davası”ndan söz edilir; kanun ise farklı talepleri ayrı hükümlere bağlamıştır.

Talep Dayanak Ne zaman gündeme gelir Sonuç
Boşanma içinde velayet düzenlemesi TMK m. 182 Boşanma veya ayrılık davası görülürken Boşanma kararıyla birlikte düzenlenir
Geçici önlem olarak velayet TMK m. 169 Yargılama sürerken Hâkim re’sen tedbir kararı verir
Velayetin değiştirilmesi TMK m. 183; m. 324/3 Sonradan yeni olgular ortaya çıkarsa Velayet diğer ebeveyne verilebilir
Velayetin kaldırılması TMK m. 348, m. 349 Diğer önlemler sonuç vermezse Gerekirse vasi atanır
Velayetin geri verilmesi TMK m. 351 Kaldırma sebebi ortadan kalkmışsa Re’sen veya istem üzerine geri verilir
Kişisel ilişkinin düzenlenmesi TMK m. 323, m. 326 Çocuk kendisine bırakılmayan ebeveyn için Görüşme gün ve biçimi karara bağlanır

Boşanma davasıyla birlikte velayet

TMK m. 182 uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra düzenleme yapar. Kişisel ilişkide çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk yararları esas tutulur. Velayet ve kişisel ilişki anlaşmalı boşanma protokolünde kararlaştırılsa bile hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz.

Dava sürerken geçici velayet ve kişisel ilişki

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Ayrı bir talep şart değildir; tedbir kararı esas hakkındaki karara kadar geçerlidir.

Velayetin değiştirilmesi: “yeni olgu” şartı ve ihtar mekanizması

Velayetin değiştirilmesi, ebeveynin memnuniyetsizliğine değil olguların değişmesine bağlıdır. TMK m. 183; ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re’sen ya da istem üzerine gerekli önlemleri alacağını söyler.

2021’de 7343 sayılı Kanun’la eklenen iki fıkra bu alanı belirgin biçimde değiştirdi. TMK m. 182/2 uyarınca mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder. TMK m. 324/3 aynı sonucu doğrudan kurar ve bu hususun kişisel ilişkiye dair kararda taraflara ihtar edilmesini zorunlu tutar.

Velayetin kaldırılması ve geri verilmesi

Velayetin kaldırılması en ağır önlemdir; diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bunların yetersiz kalacağı önceden anlaşılırsa gündeme gelir. TMK m. 348 iki hâl sayar: velayet görevinin deneyimsizlik, hastalık, başka bir yerde bulunma veya benzeri sebeplerle gereği gibi yerine getirilememesi; çocuğa yeterli ilginin gösterilmemesi ya da yükümlülüklerin ağır biçimde savsaklanması. Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa vasi atanır.

TMK m. 349 sık karşılaşılan bir yanılgıyı giderir: velayet sahibinin yeniden evlenmesi, tek başına velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Velayet kaldırılsa bile bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü sürer (TMK m. 350); sebep ortadan kalktığında hâkim velayeti re’sen ya da istem üzerine geri verir (TMK m. 351).

Ortak velayet talebi

Türk Medeni Kanunu ortak velayeti açıkça düzenlemez; ortak velayet talepleri uygulamada TMK m. 182 ve m. 336 çerçevesinde, çocuğun yararı ölçütüyle değerlendirilir ve hâkimin takdirine bağlıdır. Ortak velayette çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü ve iştirak nafakasının artırılması ayrı bir yazının konusudur.

Velayet Davasının Şartları ve Tek Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet yargılamasında tarafların kusur dengesi ikinci plandadır. Hâkimin cevaplamaya çalıştığı soru şudur: bu çocuğun bakımı, gelişimi ve güvenliği hangi düzenlemeyle daha iyi karşılanır? Değerlendirmeye giren olgular şunlardır:

  • Çocuğun yaşına ve sağlık durumuna göre bakım ve gözetim ihtiyacı
  • Eğitim ve sağlık koşullarının sürekliliği, okul ve çevre değişikliğinin etkisi
  • Kardeşlerin birlikte kalıp kalamayacağı
  • Ebeveynin çocuğa fiilen bakabileceği zaman ve imkân
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi engellemeyen bir tutum
  • Olgunluğu ölçüsünde çocuğun kendi görüşü

Kanun velayette yaş sınırı öngörmez

“Çocuk kaç yaşında babaya verilir” sorusunun kanun metninde bir karşılığı yoktur. TMK’nın velayeti düzenleyen m. 335-351 arasındaki hükümleri baştan sona tarandığında hiçbir yaş eşiği bulunmadığı görülür. Yaş, hâkimin çocuğun üstün yararını değerlendirirken gözettiği olgulardan yalnızca biridir.

Dikkat: Velayette ölçüt ebeveynin cinsiyeti değil çocuğun yararıdır. “Velayet şu yaşta anneye, şu yaşta babaya verilir” biçimindeki kalıp yargıların kanuni bir dayanağı yoktur.

Hâkimin re’sen araştırma yetkisi: ikrar ve yemin bağlamaz

Velayet, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu değildir; ispat kuralları da bu yüzden farklıdır. TMK m. 184 uyarınca hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış saymaz, taraflara yemin öneremez ve maddenin (3) numaralı bendi gereği tarafların her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz. “Karşı taraf velayeti bana bırakmayı kabul etti” beyanı tek başına sonuç doğurmaz.

Çocuğun görüşünün alınması

Çocuğun görüşünün alınması, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden ve TMK m. 339’un üçüncü fıkrasından doğan bir ilkedir: ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda onun düşüncesini göz önünde tutar. Mahkeme bu görüşü kural olarak 4787 m. 5 uyarınca görevlendirilen uzman aracılığıyla alır. Kanun burada da sabit bir yaş belirlemez; ölçüt olgunluktur.

Velayet Davası Nasıl Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

Dava, dilekçenin aile mahkemesine verilmesiyle açılır. Velayet davasının aşamaları ve her aşamanın neye bağlı olduğu şöyledir:

  1. Dilekçenin hazırlanması — HMK m. 119’daki unsurların eksiksizliğine bağlı
  2. Harç ve gider avansı — dava tarihinde yürürlükteki tarifeye göre (HMK m. 120)
  3. Tevzi — dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye düşmesi
  4. Dilekçeler teatisi — cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 317/2)
  5. Uzman incelemesi — mahkemenin istediği konulara ve uzmanın iş yoğunluğuna bağlı (4787 m. 5)
  6. Tahkikat — tanık sayısına, kurum yazışmalarına ve çocuğun dinlenmesine bağlı
  7. Karar ve kesinleşme — kanun yoluna başvurulmasına bağlı
Talep Görevli mahkeme Yetkili mahkeme Dayanak
Velayet ve velayetin değiştirilmesi Aile mahkemesi Davalının yerleşim yeri 4787 m. 4; HMK m. 6/1
Boşanma içinde velayet Aile mahkemesi Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer TMK m. 168
Kişisel ilişkinin düzenlenmesi Aile mahkemesi Çocuğun oturduğu yer de yetkilidir TMK m. 326
Vasi atanması, vesayet işleri Sulh hukuk mahkemesi Vesayet hükümlerine göre TMK m. 397 ikinci fıkra; 4787 m. 4
Aile mahkemesi kurulamayan yerler Asliye hukuk mahkemesi Aynı yetki kuralları 4787 m. 2

Görevli mahkeme: aile mahkemesi ve vesayet istisnası

Aile Mahkemeleri Kanunu m. 4, aile mahkemelerini TMK’nın Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı’ndan doğan dava ve işlerle görevlendirir. Velayet hükümleri İkinci Kitap’ta yer aldığından velayet davası aile mahkemesinde görülür. Vesayet ise kapsam dışı bırakılan Üçüncü Kısım’dadır; vasi atanması, TMK m. 397’nin ikinci fıkrası uyarınca sulh hukuk mahkemesinin işidir (4787 sayılı Kanun’un konsolide metni).

Yetkili mahkeme nasıl belirlenir?

Velayet davası için özel bir yetki kuralı bulunmadığından genel kural uygulanır: HMK m. 6/1 uyarınca yetkili mahkeme, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “Davacı kendi yerleşim yerinde dava açabilir” bilgisi yanlıştır; TMK m. 177’deki nafaka alacaklısının yerleşim yeri kuralı yalnızca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarına ilişkindir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde ise çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326).

Davayı kimler açabilir, dava kime karşı açılır?

İstemde bulunabilecekler ana ve babadır; dava diğer ebeveyne karşı açılır. Hâkim de kendiliğinden harekete geçebilir: TMK m. 183 önlem alınmasını, m. 351 velayetin geri verilmesini re’sen mümkün kılar. Üçüncü kişiler, özellikle hısımlar, yalnızca olağanüstü hâllerde kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m. 325) — velayeti değil.

Dilekçede bulunması gereken unsurlar

Dava dilekçesinin zorunlu içeriği HMK m. 119’da sayılmıştır. Velayet davasında kontrol edilecekler:

  • Mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, T.C. kimlik numarası
  • Davanın konusu: velayetin kime verilmesinin istendiği ve kişisel ilişki talebi
  • Vakıaların sıra numarası altında açık özetleri — çocuğun fiilî yaşam düzeni dâhil
  • Her vakıanın hangi delille ispat edileceği
  • Hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza
  • Varsa geçici önlem (tedbir) istemi

HMK m. 119/2 uyarınca mahkemenin adı, davanın konusu, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışındaki eksiklikler için hâkim bir haftalık kesin süre verir; tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.

Velayet davası zorunlu arabuluculuğa tabi midir?

Dava şartı arabuluculuk kapsamı HUAK m. 18/B’de sayılmıştır: kira ilişkisi, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı. Velayet bu listede yer almaz. HUAK m. 1/2 arabuluculuğu yalnızca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği işlere açar; aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar elverişli değildir. Buna karşılık 4787 m. 7, aile mahkemesinin esasa girmeden önce sulh yoluyla çözümü teşvik etmesini öngörür; velayete ilişkin anlaşmalar hâkim onayıyla geçerlilik kazanır.

Velayet Davasında Deliller, Sosyal İnceleme ve Pedagog Raporu

Velayet dosyalarının çoğunda belirleyici olan belge, taraf beyanları değil uzman incelemesidir. Dayanağı Aile Mahkemeleri Kanunu m. 5’tir.

Uzmandan yararlanma: psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı

4787 m. 5, aile mahkemelerinin davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konularda araştırma ve inceleme yapıp sonucunu bildirmek üzere psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanacağını düzenler. Bu görevliler bulunmazsa diğer kamu kurumlarında çalışanlardan veya serbest meslek icra edenlerden yararlanılır. Uygulamada “sosyal inceleme raporu” ya da kısaca SİR denilen belge budur.

Rapor neyi değerlendirir, hâkimi bağlar mı?

Rapor; çocuğun yaşadığı ortamı, ebeveynlerle ilişkisini, bakım düzenini ve olgunluğu ölçüsünde kendi görüşünü aktarır. Hâkimi bağlamaz: TMK m. 184’ün (4) numaralı bendi gereği hâkim kanıtları serbestçe takdir eder.

Uzmanın reddi ve rapora itiraz

4787 m. 5’in son fıkrası, bu uzmanların HMK’da düzenlenen hâkimin reddi sebeplerine göre reddolunabileceğini öngörür. Tarafsızlığı etkileyecek bir ilişki varsa uzmanın reddi istenebilir. Rapor içeriğine yönelik itirazlar ise süresi içinde ve somut gerekçeyle — incelenmeyen bir olgu, dinlenmeyen bir kişi gibi — dosyaya sunulur.

Dosyaya sunulabilecek delil türleri:

  • Nüfus kayıtları ve varsa önceki mahkeme kararları
  • Okul kayıtları, devamsızlık ve başarı durumu, rehberlik servisi görüşü
  • Sağlık kayıtları ve tedaviye ilişkin belgeler
  • Çocuğu fiilen gözlemleyen kişilerin tanık beyanları
  • Kurum yazışmaları: kolluk, Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlüğü, okul
  • Uzman incelemesi ve sosyal inceleme raporu

Çocuğa ilişkin sağlık ve eğitim bilgileri özel nitelikli kişisel veridir; yalnızca ispat amacıyla sunulmalı, dosya dışında paylaşılmamalıdır.

Velayet Davası Ne Kadar Sürer, Kaç Celsede Biter?

Velayet davasının süresi, dosyada hangi araştırmaların yapılması gerektiğine göre değişir. Önceden gün veya celse sayısı söylemek mümkün değildir; belirleyici olan, aşağıdaki aşamalardan hangilerinin gerekli olduğudur.

Aşama Ne yapılır Süreyi neye bağlı olarak etkiler Dayanak
Dilekçeler teatisi Dava ve cevap dilekçelerinin verilmesi Tebligata; cevap süresi iki haftadır HMK m. 317/2
Uzman incelemesi İnceleme ve raporun dosyaya girmesi Görevlendirmeye ve adliyedeki iş yoğunluğuna 4787 m. 5
Kurum yazışmaları Okul, kolluk ve sosyal hizmet kayıtlarının getirtilmesi Kurumların cevap verme hızına HMK m. 221
Çocuğun görüşü Olgunluğu ölçüsünde çocuğun dinlenmesi Uzman eşliğinde uygun ortamın sağlanmasına TMK m. 339 üçüncü fıkra
Tanık dinlenmesi Beyanların alınması Tanık sayısına ve duruşmaya gelmelerine HMK m. 240
Kanun yolu İstinaf ve varsa temyiz incelemesi Tarafların başvurmasına HMK m. 345

Velayet davası basit yargılama usulüne tabidir

HMK m. 316/1-ç, “her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işleri” basit yargılama usulüne bağlar. Yazılı usulden en belirgin farkı dilekçe teatisinin kısalığıdır: HMK m. 317/3 uyarınca taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez. Bu, usul adımlarının sayısını azaltır; velayet davasının belirli bir sürede biteceği anlamına gelmez.

Velayet davası adli tatilde de görülür

HMK m. 103/1-b, nafaka, soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işleri adli tatilde görülecek işler arasında sayar; temmuz-ağustos döneminde dosya kendiliğinden beklemeye alınmaz. Dosyanın hangi aşamada olduğu taraflarca UYAP Vatandaş Portalı veya e-Devlet üzerinden izlenebilir.

Velayet Kararının Kesinleşmesi, İstinaf ve İcrası

Kararın ne zaman uygulanabileceği, velayet dosyalarında en çok yanlış anlaşılan noktadır. İki ayrı rejim vardır: esas hakkındaki karar ve tedbir kararı.

İstinaf süresi iki haftadır

HMK m. 345/1 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır; süre, kararın öğrenilmesiyle değil ilamın usulen tebliğiyle işlemeye başlar.

Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez

HMK m. 350/2 ve m. 367/2 aynı kuralı istinaf ve temyiz için ayrı ayrı tekrar eder: “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” Velayete ilişkin hüküm de bu kapsamdadır. Tedbir kararları ise farklıdır: çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişkiye dair tedbir kararları, Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A uyarınca kesinleşme beklenmeksizin yerine getirilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları icra dairesinde değil müdürlükte yürür

2021’de 7343 sayılı Kanun’la Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen Dördüncü Kısım bu alanı yeniden kurdu. ÇKK m. 41/A uyarınca çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemesi ilam ve tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir; yetkili müdürlük çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüdür. Zincir şöyle işler:

  • Başvuru: karar rızasıyla yerine getirilmezse hak sahibi müdürlüğe başvurur (ÇKK m. 41/B, m. 41/C)
  • Teslim emri: yükümlüyle irtibat kurulamaz veya çocuk getirilmezse, Tebligat Kanunu’na göre tebliğ edilen teslim emri gönderilir
  • Teslim mekânı: işlemler müdürlükçe belirlenen teslim mekânlarında yapılır (ÇKK m. 41/D)
  • Şikâyet: müdürlüğün işlemlerine karşı öğrenme veya tebliğden itibaren bir hafta içinde aile mahkemesine şikâyet edilebilir; karara karşı iki hafta içinde itiraz yolu açıktır (ÇKK m. 41/E)
  • Disiplin hapsi: teslim emrine aykırı hareket eden kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine çocuk teslimi bakımından üç aya kadar, kişisel ilişki bakımından üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (ÇKK m. 41/F)
  • Harç istisnası: bu işlemler tüm harçlardan istisnadır; avukatlık ücreti hariç masraflar Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (ÇKK m. 41/H)

Hükümlerin tamamı Çocuk Koruma Kanunu’nun konsolide metninde yer alır. Velayet davasının giderlerinde ayrım şudur: harç, gider avansı, tebligat ve uzman giderleri dava tarihindeki tarifeye göre belirlenir ve HMK m. 120 uyarınca yatırılır; çocuk teslimi işlemleri ise harçtan muaftır.

Velayet, Nafaka, Tazminat ve Mal Rejimi Birbirinden Ayrıdır

Boşanma dosyasında birlikte görülen talepler hukuken bağımsızdır:

  • Velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılma yükümlülüğü TMK m. 182’den doğar; nafakanın artırılması ayrı bir davanın konusudur: nafaka artırım davası.
  • Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi protokolde yer alsa bile TMK m. 184 uyarınca hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz: anlaşmalı boşanma.
  • Velayet düzenlemesi tazminat talebinden bağımsızdır: boşanmada maddi ve manevi tazminat.
  • Mal rejiminin tasfiyesi velayetle birlikte karara bağlanmaz: boşanmada mal paylaşımı.

Sıkça Sorulan Sorular

Velayet davası hangi mahkemede açılır?

Velayet davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 m. 4 ve m. 2). Yetkili mahkeme, HMK m. 6/1 uyarınca davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Kişisel ilişkinin düzenlenmesi taleplerinde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326).

Velayet davası ne kadar sürer?

Velayet davasının süresi önceden belirlenemez; yargılamanın uzunluğunu dosyada yapılması gereken araştırmalar belirler. 4787 m. 5 uyarınca görevlendirilen uzmanın incelemesini tamamlaması, okul ve kolluk gibi kurumlardan gelecek cevaplar, tanık beyanları ve çocuğun görüşünün alınması başlıca etkenlerdir. Dava basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316/1-ç) ve adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-b).

Velayet davası kaç celsede biter?

Velayet davasının kaç celsede biteceği önceden söylenemez; duruşma sayısı tahkikatın kapsamına, yani hangi delillerin toplanacağına bağlıdır. Uzman raporunun dosyaya girmesi, kurum yazışmalarının tamamlanması ve tanıkların dinlenmesi gibi adımların her biri ayrı duruşma gerektirebilir. İnternette dolaşan “üç-dört celsede biter” biçimindeki sayıların kanuni bir dayanağı yoktur.

Velayet davasını kimler açabilir, dava kime karşı açılır?

Velayet davasını ana veya baba açabilir ve dava diğer ebeveyne karşı yöneltilir. Hâkim ayrıca TMK m. 183 uyarınca yeni olguların zorunlu kılması hâlinde gerekli önlemleri, m. 351 uyarınca da velayetin geri verilmesini re’sen kararlaştırabilir. Üçüncü kişiler, özellikle hısımlar, olağanüstü hâllerde yalnızca kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m. 325).

Velayet davası tekrar açılabilir mi, zamanaşımı var mıdır?

Velayet davası, yeni olgular ortaya çıktığında tekrar açılabilir; istem zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir, ölçüt sürenin geçmesi değil durumun değişmesidir. TMK m. 183 “yeni olguların zorunlu kılması” hâlinde önlem alınmasını, m. 351 ise kaldırma sebebi ortadan kalkmışsa velayetin geri verilmesini öngörür. Aynı olgulara dayanarak yeniden dava açılması sonuç doğurmaz.

Velayet davasında çocuk dinlenir mi, çocuğun yaşı belirleyici midir?

Kanun velayet bakımından hiçbir yaş sınırı öngörmez; velayet davasında çocuğun görüşü olgunluğu ölçüsünde gözetilir (TMK m. 339 üçüncü fıkra) ve uygulamada 4787 m. 5 uyarınca görevlendirilen psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı aracılığıyla alınır. Yaş, hâkimin çocuğun üstün yararını değerlendirirken dikkate aldığı olgulardan yalnızca biridir; tek başına belirleyici bir eşik değildir.

Velayet kararı kesinleşmeden uygulanabilir mi?

Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez; bu kural HMK m. 350/2 ve m. 367/2’de istinaf ve temyiz bakımından ayrı ayrı düzenlenmiştir. Buna karşılık çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair tedbir kararları, ÇKK m. 41/A uyarınca adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü eliyle kesinleşme beklenmeksizin yerine getirilir.

Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel ve size özel hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.

Velayet, kişisel ilişki ve çocuk teslimi konusundaki sorularınız için Atalar Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Av. Sinan Sami

Av. Sinan Sami

Av. Sinan Sami, Atalar Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatıdır. Aile hukuku, ceza hukuku ve ticaret hukuku başta olmak üzere çeşitli alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Son Yazılar

İdari Para Cezasına İtiraz: 15 Günlük Süre ve Yetkili Merci

İdari Para Cezasına İtiraz: 15 Günlük Süre ve…

İdari para cezasına itiraz, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh…

Uzlaşmaya Tabi Suçlar 2026: Tam Liste ve CMK 253 Tablosu

Uzlaşmaya Tabi Suçlar 2026: Tam Liste ve CMK…

Uzlaşmaya tabi suçlar CMK m. 253/1'de üç grup hâlinde belirlenir: şikâyete bağlı suçlar, şikâyet şartından…

Velayet Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Yetkili Mahkeme

Velayet Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Yetkili Mahkeme

Velayet davası, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiline ilişkin hakların kime ait olacağının mahkemece…