İş kazası tazminat davası, iş kazası sonucu bedensel zarara uğrayan işçinin ya da ölüm hâlinde hak sahiplerinin, karşılanmayan zararlarının giderilmesi için işverene karşı iş mahkemesinde açtığı davadır. Bu dava, SGK’nın sağladığı gelir ve ödeneklerden ayrı bir yoldur.
Davanın omurgası üç kanundan oluşur: işverenin sorumluluğunun niteliğini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 417 son fıkra belirler, usulü 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kurar, sosyal güvenlik boyutunu 5510 sayılı Kanun düzenler. 7589 sayılı Kanun ise faiz ve mahsup rejiminde 31/7/2026’dan itibaren geçerli bir değişiklik getirdi.
Aşağıda iş kazası tazminat davası için arabuluculuk, görevli ve yetkili mahkeme, zamanaşımı, tazminat kalemleri ile dilekçe ve harç usulü madde dayanaklarıyla ele alınıyor. Alanın diğer başlıkları için iş hukuku uyuşmazlıkları sayfamıza bakabilirsiniz.
Kısa cevap: İş kazası tazminat davası, görevli mahkeme olan iş mahkemesinde açılır ve 7036 sayılı Kanun m. 3/3 uyarınca dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır; arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılabilir. İşverenin sorumluluğu sözleşmeye aykırılığa dayandığı için TBK m. 146 uyarınca kural olarak on yıllık zamanaşımı tartışılır.
İş Kazası Tazminat Davası Nedir?
İş kazası tazminat davası, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünü yerine getirmemesinden doğan zararın tazminini amaçlayan bir eda davasıdır. Konusu, sosyal güvenlik ödemeleriyle karşılanmayan zarar kalemleridir. SGK’ya yapılan bildirim veya bağlanan gelir, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?
5510 sayılı Kanun m. 13 birinci fıkra, iş kazasını sayma yöntemiyle tanımlar. Sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay, şu hâllerde iş kazasıdır:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelmesi,
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelmesi,
- Sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelmesi,
- Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelmesi,
- İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelmesi.
Bu sayımın dışında kalan olaylar iş kazası tanımına girmez; tanım için olayın sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getirmesi de gerekir.
İşverenin Sorumluluğu Neye Dayanır?
TBK m. 417 ikinci fıkra, işverene “işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak” yükümlülüğü yükler. Aynı maddenin son fıkrası sorumluluğun niteliğini belirler: işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.
İş Kazası Tazminat Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Hayır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz; arabulucuya başvurulmamış olması usulden ret sonucu doğurmaz.
7036 m. 3/3: İstisnanın Kapsamı ve Sınırı
Hükmün metni şöyledir: “İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” İstisna yalnızca tazminat talebini değil, onunla bağlantılı tespit, itiraz ve rücu davalarını da kapsar. Sınır da aynı cümlededir: talebin iş kazasından veya meslek hastalığından kaynaklanması gerekir.
Hangi Talepler Dava Şartı Arabuluculuğa Tabidir?
7036 m. 3/1, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ile tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar. 7445 sayılı Kanunla (2023) eklenen cümleyle, bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsama girdi.
Buna göre işe iade davasında zorunlu arabuluculuk bir dava şartıdır. Kıdem ve ihbar tazminatı iş kazası davasının konusu değildir; ayrı bir temele dayanır ve kıdem tazminatı şartları çerçevesinde değerlendirilir. Ücret ve yıllık izin gibi kalemler de arabuluculuğa tabidir; bunların doğumu istifa eden işçinin hakları başlığındadır. Aynı alacağa dayanan itirazın iptali davasında arabuluculuk da 7445 ek cümlesi nedeniyle dava şartıdır.
| Talep türü | Dava şartı arabuluculuk | Dayanak |
|---|---|---|
| İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat | Uygulanmaz | 7036 m. 3/3 |
| İş kazasına ilişkin tespit, itiraz, rücu davaları | Uygulanmaz | 7036 m. 3/3 |
| İşçilik alacağı ve tazminatı | Dava şartıdır | 7036 m. 3/1 |
| İşe iade talebi | Dava şartıdır | 7036 m. 3/1 |
| Bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit, istirdat | Dava şartıdır | 7036 m. 3/1 (7445 ek cümlesi) |
Aynı Dilekçede Hem Tazminat Hem İşçilik Alacağı İstenirse
HMK m. 110, bağımsız birden fazla asli talebin tek dilekçede ileri sürülmesine imkân tanır. 7036 m. 7/2 ise davaların yığılması hâlinde her talep bakımından ispat yükü ve delillerin ayrı ayrı değerlendirileceğini söyler.
İsteğe Bağlı Arabuluculuk Mümkün mü?
Dava şartı olmaması iradi başvuruyu engellemez: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 13/1, tarafların dava açılmadan önce veya dava sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabileceğini düzenler.
İş Kazası Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?
Bir iş kazası tazminat davası kural olarak işverene karşı açılır; davalı çevresi organizasyonun yapısına göre genişleyebilir.
İşveren ve İşveren Vekili
4857 sayılı İş Kanunu m. 2, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi işveren sayar; işveren adına işin yönetiminde görev alan kimseleri işveren vekili olarak tanımlar ve vekilin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işverenin sorumlu olduğunu belirtir.
Alt İşveren İlişkisinde Birlikte Sorumluluk
4857 m. 2, asıl işveren–alt işveren ilişkisini tanımladıktan sonra şu kuralı koyar: “Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden (…) doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” TBK m. 417 son fıkra iş kazası sorumluluğunu sözleşmeye aykırılığa bağladığından, taşeron işçisinin kazasında asıl işverenin de davalı gösterilmesi gündeme gelir.
Üçüncü Kişiler ve SGK’nın Rücu Hakkı
5510 m. 21 birinci fıkra, iş kazası işverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca yapılan ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamının işverene ödettirileceğini düzenler. Hükümde iki kayıt vardır: rücu “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tutulmuştur ve sorumluluğun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
Kaza üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, aynı madde uyarınca ilk peşin sermaye değerinin yarısı üçüncü kişilere ve kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.
İş Kazası Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme iş mahkemesidir; yetki ise davacının seçimine açıktır. “Görev” davanın hangi tür, “yetki” hangi yerdeki mahkemede görüleceğini ifade eder.
Görevli Mahkeme: İş Mahkemesi
7036 m. 5/1-a, iş mahkemelerinin işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakacağını düzenler. Mahkemenin bulunmadığı yerler için m. 2/3 ayrı kural getirir: iş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır.
Yetkili Mahkeme: Dört Seçenek
Yetki kuralı iş kazası davalarında geniştir: m. 6/1 davalının yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesini yetkili kılar, m. 6/3 ise iş kazasına özgü iki seçenek ekler.
| Yetkili mahkeme seçeneği | Dayanak | Not |
|---|---|---|
| Davalının yerleşim yeri | 7036 m. 6/1 | Dava açılış tarihi esas alınır |
| İşin veya işlemin yapıldığı yer | 7036 m. 6/1 | İşyerinin bulunduğu yer |
| Kazanın veya zararın meydana geldiği yer | 7036 m. 6/3 | İş kazası davalarına özgü |
| Zarar gören işçinin yerleşim yeri | 7036 m. 6/3 | İş kazası davalarına özgü |
| Davalılardan birinin yerleşim yeri | 7036 m. 6/2 | Davalı birden fazlaysa |
İş Sözleşmesindeki Yetki Kaydı Geçerli mi?
Geçersizdir. 7036 m. 6/5, “Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir” diyerek konuyu bitirir. Sözleşmeye konulan yetki kaydı, işçinin kanundan doğan seçim hakkını ortadan kaldırmaz.
İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı ve Dava Açma Süresi
Süre, sorumluluğun hukuki niteliğine göre belirlenir. “Kaç yıl” sorusunun cevabı, hangi hükmün uygulanacağı tartışmasının sonucudur.
On Yıllık Süre ve Dayanak Zinciri
TBK m. 417 son fıkra, iş kazasından doğan tazminat sorumluluğunu sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi kılar. TBK m. 146 ise “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir” der. Sözleşmeye aykırılık için özel bir süre öngörülmediğinden sonuç on yıl olur.
Haksız Fiil Zamanaşımı Tartışması
Olay haksız fiil olarak nitelendirildiğinde devreye TBK m. 72 girer: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.”
Son cümle belirleyici olabilir: kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ceza kanunlarındaki daha uzun süre uygulanır. Hangi hükmün geçerli olacağı nitelendirmeye bağlıdır.
Ölümlü İş Kazasında Süre Farklı mı?
Türk Borçlar Kanunu’nda ölüm hâline özgü ayrı bir zamanaşımı süresi yoktur; uygulanacak hükümler yine m. 146 ile m. 72’dir. Sıkça anılan “on beş yıl” da Türk Borçlar Kanunu’nda yazılı bir süre değildir; bu rakam, kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa m. 72’nin ceza zamanaşımına ilişkin kaydı üzerinden gündeme gelebilir. Ölüm hâlinde değişen şey öncelikle davayı açabilecek kişiler ve istenebilecek kalemlerdir.
Sürenin Başlangıcı
Başlangıç anı hükme göre değişir. TBK m. 72 süreyi “zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarih” ile “fiilin işlendiği tarih” olmak üzere iki ayrı ana bağlar; m. 146 bakımından başlangıç ise TBK m. 149 uyarınca alacağın muaccel olmasıdır. Zararın kapsamı maluliyet derecesi belirlenmeden netleşmediğinden başlangıç somut olayda tartışılır.
Dikkat: Zamanaşımı, hak düşürücü süreyle aynı şey değildir; süre geçtikten sonra dava açılabilir, ancak karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürebilir. Süre hesabının bir avukatla yapılması önerilir.
İş Kazası Nedeniyle İstenebilecek Maddi ve Manevi Tazminat
Hangi kalemlerin istenebileceği Türk Borçlar Kanunu‘nda sayılmıştır. Bu bölümde tutar veya örnek hesap verilmez; hesap bilirkişi raporlarıyla yapılır.
Bedensel Zarar Kalemleri
TBK m. 54, bedensel zararları dört başlıkta sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Maddedeki “özellikle” ifadesi, sayımın sınırlayıcı olmadığını gösterir.
Ölüm Hâlinde ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
TBK m. 53, ölüm hâlinde uğranılan zararları üç kalemde sayar: cenaze giderleri; ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücü kaybından doğan kayıplar; ölenin desteğinden yoksun kalanların uğradıkları kayıplar. Üçüncü kalem, destekten yoksun kalma tazminatının dayanağıdır.
Manevi Tazminat
TBK m. 56 birinci fıkra, hâkimin bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye olayın özelliklerini gözeterek manevi tazminat ödenmesine karar verebileceğini düzenler. İkinci fıkra yakınlar için eşik koyar: yakınlara manevi tazminata yalnızca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde hükmedilebilir.
SGK Ödemeleri Tazminattan Düşülür mü?
Tamamı düşülmez. TBK m. 55 birinci fıkra, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemelerin zararın belirlenmesinde gözetilemeyeceğini ve tazminattan indirilemeyeceğini söyler. Aynı fıkra, hesaplanan tazminatın hakkaniyet düşüncesiyle artırılamayacağını veya azaltılamayacağını da ekler.
| Kalem | Kim talep edebilir | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması | Zarar gören işçi | TBK m. 54 |
| Cenaze giderleri | Gideri karşılayan hak sahibi | TBK m. 53 |
| Destekten yoksun kalma | Ölenin desteğinden yoksun kalanlar | TBK m. 53 |
| Manevi tazminat | Zarar gören işçi | TBK m. 56 birinci fıkra |
| Manevi tazminat | Yakınlar — ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde | TBK m. 56 ikinci fıkra |
2026 Değişikliği: Faiz Başlangıcı ve Oransal Mahsup (TBK m. 55)
7589 sayılı Kanunla TBK m. 55’e eklenen iki fıkra, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin başlangıcını ve yargılama öncesi ödemelerin mahsubunu düzenledi. Değişiklik, m. 26/1-c uyarınca yayımlandığı 31/7/2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
Kazancın Bilindiği ve Bilinemediği Dönem
Fıkra, hesabı iki döneme bölüyor. Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilir. Kazancın bilinemediği döneme ilişkin toplama ise karar tarihinden itibaren faiz işletilir.
Tahkikata Kadar Yapılan Ödemenin Oransal Mahsubu
İkinci eklenen fıkra, aynı kalemler için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edileceğini öngörür.
Hangi Kazalara Uygulanır?
Ölçüt kazanın tarihidir, dava tarihi değildir. 7589 Geçici m. 1/9’a göre TBK m. 55’te yapılan değişiklik, “söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır”; daha önce meydana gelen olaylarda maddenin eski hükümleri uygulanmaya devam eder.
| Ölçüt | Kaza 31/7/2026 öncesi | Kaza 31/7/2026 ve sonrası | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Faiz başlangıcı | Eski rejim sürer | Kazancın bilindiği dönem: olay tarihi · bilinemediği dönem: karar tarihi | TBK m. 55’e 7589 ile eklenen fıkra |
| Yargılama öncesi ödeme | Eski rejim sürer | Ödeme tarihine göre oransal mahsup | TBK m. 55’e 7589 ile eklenen fıkra |
Dava Nasıl Açılır? Dilekçe, Harç ve Belirsiz Alacak Sorunu
Dava, dilekçenin harç ve gider avansı yatırılarak iş mahkemesine verilmesiyle başlar. Bu yazıda hazır dilekçe örneği yer almaz; dilekçe somut olaya göre hazırlanır.
Dilekçede Bulunması Gereken Unsurlar
HMK m. 119/1 şu hususları sayar: mahkemenin adı; tarafların kimlik ve adres bilgileri; varsa kanuni temsilci ve vekil bilgileri; davanın konusu ve değeri; vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; her vakıanın hangi delille ispat edileceği; dayanılan hukuki sebepler; açık talep sonucu ve imza.
HMK m. 119/2 uyarınca (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışındaki hususlar eksikse hâkim bir haftalık kesin süre verir; süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: Kısmi Dava ve Bir Kerelik Artırım
İş kazası tazminatı, maluliyet ve kusur oranları bilirkişiyle belirlendiği için uzun yıllar belirsiz alacak davası olarak açılıyordu. Bu davayı düzenleyen HMK m. 107, 7589 sayılı Kanunla mülga hâle getirildi.
Yerine gelen mekanizma kısmi davadır. HMK m. 109/4, talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini düzenler; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır. 7589 Geçici m. 1/10 uyarınca mülga m. 107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam eder.
Harç ve Giderler Nasıl Belirlenir?
Dava nispi harca tabidir; nispi karar ve ilam harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarifeye göre anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanır. Tarife her yıl güncellenir; bu yazıda oran veya tutar verilmemiştir.
492 sayılı Kanun m. 28, karar ve ilam harcının bir kısmının peşin alınacağını düzenler ve ölüm ile cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davaları için genel orandan daha düşük bir peşin harç oranı öngörür. Harçlar ve gider avansı, HMK m. 120/1 uyarınca dava açılırken yatırılır.
HMK m. 334/1, yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olanların, talepleri açıkça dayanaktan yoksun olmamak kaydıyla adli yardımdan yararlanabileceğini düzenler. m. 335/1’e göre bu karar; giderlerden ve teminattan muafiyet, giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini sağlar.
SGK Olayı İş Kazası Saymazsa
Kurum olayı iş kazası saymazsa önce tespit davası gündeme gelir; 7036 m. 3/3 bu tespit davalarını da dava şartı arabuluculuk dışında bırakmıştır.
Dava yolunun tipik akışı:
- Kaza ve bildirim. İşveren kazayı kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirir (5510 m. 13 ikinci fıkra). Kaza işverenin kontrolü dışında olmuşsa süre, kazanın öğrenildiği tarihten başlar.
- Kurum incelemesi. Olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı araştırılır; gerekirse müfettiş incelemesi yapılır.
- Maluliyet ve kusur tespiti. İş göremezlik derecesi ve kusur dağılımı raporlarla belirlenir.
- Dava açılması. Arabuluculuk adımı yoktur; dilekçe doğrudan iş mahkemesine verilir (7036 m. 3/3).
- Tahkikat. Kusur, maluliyet ve aktüeryal hesap raporları alınır; HMK m. 109/4 kapsamında talep bir kez artırılabilir.
- Karar ve kanun yolu. İstinaf, koşulları varsa temyiz açıktır; 7036 m. 7/4 uyarınca süre ilamın tebliğinden işler.
İş Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
Bu soruya dürüst cevap, iş kazası tazminat davası için önceden süre söylenemeyeceğidir. Yargılamanın uzunluğu bilirkişi raporlarının sayısına, kusur tartışmasının derinliğine ve kanun yoluna başvurulup başvurulmadığına göre değişir.
Basit Yargılama Usulü ve Süreyi Belirleyen Aşamalar
7036 m. 7/1 uyarınca iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır; bu usul yazılı usule göre daha kısadır. Süreyi fiilen belirleyen unsurlar şunlardır:
- Kusur bilirkişisi incelemesi ve rapora itirazlar,
- Sürekli iş göremezlik derecesi için maluliyet raporu,
- Tazminatın hesabı için aktüeryal hesap raporu,
- Varsa ceza soruşturması veya kovuşturmasının beklenmesi,
- İstinaf ve temyiz aşamaları.
Adli Tatilde Görülür mü?
Görülür. HMK m. 103/1-ç, adli tatilde görülecek dava ve işler arasında “hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar”ı sayar. HMK m. 104/1’deki bir haftalık süre uzaması ise yalnızca “adli tatile tabi olan dava ve işler” için öngörülmüştür. Bendin lafzı “işçilerin açtıkları davalar” olduğundan, ölümlü kazalarda hak sahiplerinin açtığı davanın bu bende girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazası tazminat davası ne kadar sürer?
İş kazası tazminat davası için önceden süre söylenemez; yargılamanın uzunluğu her dosyada farklıdır. 7036 sayılı Kanun m. 7/1 uyarınca iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır, ancak süreyi fiilen kusur bilirkişisi incelemesi, maluliyet raporu, aktüeryal hesap raporu ve kanun yolu aşamaları belirler.
İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. İstisna, bu tazminatlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını da kapsar. Taraflar 6325 sayılı Kanun m. 13/1 uyarınca iradi olarak arabulucuya başvurabilir.
İş kazası tazminat davası kaç yıl içinde açılır?
İşverenin sorumluluğu TBK m. 417 son fıkra uyarınca sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğundan, TBK m. 146’daki on yıllık genel zamanaşımı tartışılır. Olay haksız fiil olarak nitelendirilirse TBK m. 72’deki iki yıl ve on yıllık süreler ile ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı kaydı gündeme gelir.
İş kazası tazminat davası kime karşı açılır?
Dava kural olarak işverene karşı açılır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 2 uyarınca asıl işveren–alt işveren ilişkisinde asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Kazada kusuru olan üçüncü kişiler bakımından 5510 m. 21 ayrı bir rücu düzeni kurar.
İş kazası tazminat davasında yetkili mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme iş mahkemesidir (7036 m. 5/1-a). Yetkide davacı seçim hakkına sahiptir: davalının yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer (m. 6/1), iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ve zarar gören işçinin yerleşim yeri (m. 6/3). Sözleşmedeki aksi yönde yetki kaydı m. 6/5 uyarınca geçersizdir.
İş kazası sonrası maddi tazminat davası hangi kanuna göre açılır?
Maddi temel 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’dur: m. 417 sorumluluğun niteliğini, m. 53 ile m. 54 tazminat kalemlerini, m. 55 hesap ve mahsup ilkelerini belirler. Usul yönünden 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile HMK, sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Kanun uygulanır.
İş kazası tazminatı belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?
Hayır; belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107, 7589 sayılı Kanunla mülga hâle getirildi. Bugün izlenen yol kısmi davadır: HMK m. 109/4 uyarınca talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. 7589 Geçici m. 1/10 uyarınca mülga m. 107, daha önce açılmış davalarda uygulanır.
Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel ve size özel hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Zamanaşımı ve yetki seçimi gibi usul kararları, iş kazası tazminat davasında dosyanın başında alınır. İcra aşamasında gündeme gelebilecek maaş haczi gibi konular ayrıca değerlendirilir. Konuyla ilgili sorularınız için Atalar Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
