Kısa cevap: İşe iade davası, geçerli bir sebep gösterilmeden işten çıkarılan işçinin işine dönmesi için açtığı davadır. Yalnızca otuz veya daha fazla işçi çalışan bir işyerinde en az altı aylık kıdemi bulunan, belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçiler açabilir. Arabulucuya başvuru süresi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay, dava açma süresi ise son tutanaktan itibaren iki haftadır.
İşe iade davası, iş sözleşmesi geçerli bir sebep gösterilmeden feshedilen işçinin işine dönmesi talebiyle açtığı davadır. Dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ila 21. maddeleridir; bu hükümler birlikte “iş güvencesi” adı verilen koruma düzenini kurar. Davayı yalnızca iş güvencesi kapsamındaki işçiler açabilir.
Aşağıda davanın şartlarını, süre zincirini adım adım ve tablo hâlinde, zorunlu arabuluculuğun işleyişini, kabul kararının doğurduğu sonuçları ve davanın hangi hâllerde reddedildiğini bulacaksınız. Konu, iş hukuku uyuşmazlıkları içinde işçilerin sık soru yönelttiği başlıklardan biridir.
İşe İade Davası Nedir?
İşe iade davası, feshin geçersizliğinin tespiti ve işçinin eski işine dönmesi istemiyle iş mahkemesinde açılan bir davadır. Mahkeme feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını tespit ederse feshin geçersizliğine karar verir; bu karar işverene, işçiyi yeniden işe başlatma yükümlülüğü yükler.
İş güvencesi ile işe iade arasındaki bağ
İş güvencesi, belirli şartları taşıyan işçinin sözleşmesinin keyfî biçimde sona erdirilmesini engelleyen hükümler bütünüdür. İş Kanunu m.18 işverenden geçerli bir sebep göstermesini ister, m.20 bu sebebin yargı önünde denetlenmesi yolunu açar, m.21 ise feshin geçersiz sayılması hâlinde ne olacağını düzenler.
Geçerli sebep ile haklı sebep aynı şey değildir. Geçerli sebep, işçinin yetersizliğinden, davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanır. Haklı sebep ise m.25’te sayılan ve sözleşmenin derhal feshine imkân veren daha ağır hâlleri anlatır.
Dava hangi anda gündeme gelir
Zincirin ilk halkası, işverenin yazılı fesih bildirimidir. İş Kanunu m.19 uyarınca işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir biçimde belirtmek zorundadır. Bildirimde hiç sebep gösterilmemesi ya da gösterilen sebebin geçersiz olduğunun düşünülmesi, işe iade yolunu açan iki tipik durumdur.
İşe İade Davası Şartları
İşe iade davası açabilmek için işçinin iş güvencesi kapsamında bulunması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu m.18/1, dört koşulu birlikte arar:
- İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması
- İşçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması
- İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması
- Sözleşmenin işveren tarafından feshedilmiş olması
Koşullar seçenekli değildir; biri eksik kaldığında dava reddedilir. Son koşul da sık gözden kaçar: ilişki işçinin istifasıyla ya da tarafların ikale sözleşmesiyle sona ermişse işe iade talebi gündeme gelmez.
Otuz işçi şartı nasıl hesaplanır?
İşçi sayısı fesih tarihi esas alınarak belirlenir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa, sayı tek bir işyerine göre değil bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre bulunur (m.18/4). Tek başına bakıldığında küçük görünen bir şube, işverenin şirket yapısı bütünüyle değerlendirildiğinde eşiğin üzerinde kalabilir.
Altı aylık kıdem ve yer altı işleri istisnası
Kıdem, işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreleri birleştirilerek hesaplanır; hesapta İş Kanunu m.66’da çalışma süresinden sayılan hâller de dikkate alınır. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde altı aylık kıdem şartı aranmaz. 6552 sayılı Kanun’la getirilen bu istisna, yer altında çalışan işçiler bakımından yalnızca kıdem şartını ortadan kaldırır; otuz işçi, belirsiz süreli sözleşme ve işveren feshi koşulları aranmaya devam eder.
Belirsiz süreli sözleşme şartı
İş güvencesi hükümleri belirsiz süreli sözleşmeyle çalışanlar için öngörülmüştür. Belirli süreli sözleşme kural olarak sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erdiğinden, bu tür bir sözleşmeyle çalışan işçi işe iade talebinde bulunamaz. Buna karşılık sözleşmenin belirli süreli yapılmasını haklı kılan objektif bir nedenin bulunup bulunmadığı ayrı bir uyuşmazlık konusudur.
İş güvencesi kapsamı dışında kalanlar
İş Kanunu m.18’in son fıkrası iki grubu kapsam dışında bırakır: işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ile yardımcıları; işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ile işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri. Belirleyici olan unvan değil fiilen kullanılan yetkidir. “Müdür” unvanı taşımak, tek başına işçiyi kapsam dışına çıkarmaz.
İşe İade Davası Açma Süresi: 1 Ay ve 2 Hafta
İşe iade davası açma süresi tek bir rakamdan ibaret değildir; birbirini izleyen iki ayrı süreden oluşur. Her ikisi de hak düşürücü niteliktedir, yani hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve tarafların iradesiyle uzatılamaz.
Bu iki süre, fesihten işe başlatmaya uzanan daha geniş bir zincirin parçasıdır:
- Fesih bildiriminin tebliği: süreler bu tarihten işlemeye başlar.
- 1 ay içinde arabulucuya başvuru: işe iade talebiyle arabuluculuk bürosuna başvurulur.
- Son tutanak: arabuluculuk, anlaşma veya anlaşmama tutanağıyla kapanır.
- 2 hafta içinde dava: son tutanağın tarihinden itibaren iş mahkemesinde açılır.
- Karar ve kesinleşme: bölge adliye mahkemesi aşamasında kesinleşir.
- 10 iş günü içinde işe başlama başvurusu: kesinleşen kararın işçiye tebliğinden itibaren.
- 1 ay içinde işe başlatma: işverenin başvuru üzerine işçiyi işe başlatması.
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay: arabulucuya başvuru
İş Kanunu m.20/1 uyarınca işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır.
Sürenin başlangıcı çoğu kez yanlış hesaplanır. Belirleyici an, işverenin fesih kararını aldığı ya da bildirimi düzenlediği tarih değil, bildirimin işçiye tebliğ edildiği tarihtir. Fesih sözlü yapılmış veya işçi bildirimi imzalamamışsa tebliğ anı ispat sorunu doğurur; tanık beyanı, elektronik yazışmalar ve işten ayrılış bildirgesinin tarihi tartışma konusu olur.
Son tutanaktan itibaren iki hafta: dava
Arabuluculuk anlaşmazlıkla kapanırsa, m.20/1 uyarınca son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bu süre tutanağın tarihinden işler; tutanağın ayrıca tebliğ edilmesi beklenmez.
Usulden ret sonrası açılan ikinci arabuluculuk penceresi
Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açan işçi için kapı tek seferde kapanmaz. İş Kanunu m.20/1’in son cümlesi uyarınca, dava şartı yokluğundan verilen ret kararı taraflara resen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Bu dar pencere, yalnızca arabuluculuğa başvurulmamış olması nedeniyle usulden reddedilen dosyalar için işler.
Süreler kaçırılırsa ne olur?
Dikkat: Bir aylık arabuluculuk başvurusu ile iki haftalık dava açma süresi hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra işe iade talep etme hakkı sona erer ve dava, feshin geçerli olup olmadığı hiç tartışılmadan reddedilir.
Zamanaşımından farkı şudur: zamanaşımı hakkın kendisini değil dava yoluyla takip imkânını etkiler ve karşı tarafın def’i ileri sürmesine bağlıdır; hak düşürücü süre ise hakkı doğrudan ortadan kaldırır.
Süreyi kaçıran işçinin bütün alacaklarını yitirdiği sonucu ise çıkmaz. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti gibi işçilik alacakları kendi zamanaşımı sürelerine tabidir; bunlar için ayrıca talepte bulunulabilir.
| Aşama | Süre | Süre ne zaman başlar | Kanuni dayanak | Kaçırılırsa |
|---|---|---|---|---|
| Arabulucuya başvuru | 1 ay | Fesih bildiriminin işçiye tebliği | İş K. m.20/1 | İşe iade talep hakkı düşer |
| Arabuluculuk faaliyetinin tamamlanması | 3 hafta (zorunlu hâlde en fazla 1 hafta uzatma) | Arabulucunun görevlendirilmesi | 7036 s. K. m.3 | — |
| Dava açma | 2 hafta | Son tutanağın düzenlenme tarihi | İş K. m.20/1 | Dava reddedilir |
| İşçinin işe başlamak için işverene başvurusu | 10 iş günü | Kesinleşen kararın işçiye tebliği | İş K. m.21/6 | Fesih geçerli fesih sayılır |
| İşverenin işçiyi işe başlatması | 1 ay | İşçinin başvurusu | İş K. m.21/1 | 4–8 aylık ücret tutarında tazminat doğar |
Kaynak: 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (Resmî Gazete, 25/10/2017). Tablodaki süreler 2026 yılı itibarıyla yürürlüktedir.
Zorunlu Arabuluculuk: İşe İade Sürecinin İlk Durağı
İşe iade talebi doğrudan mahkemeye taşınamaz. Dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasının tüketilmesi gerekir; bu aşama uygulamada davanın kaderini belirleyen ilk eşiktir.
Arabuluculuk neden dava şartıdır?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1, işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı saymıştır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, işin esasına hiç girilmeden usulden reddedilir.
Başvuru nereye ve nasıl yapılır?
Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna; büro kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır (7036 s. K. m.3). Başvuruda tarafların kimlik ve iletişim bilgileri ile talebin konusu yer alır. İşe iade talebinin yanında boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı da baştan gündeme getirilir.
İlk toplantıya katılmamanın sonucu
Arabuluculuk toplantısına katılmamanın yargılama giderleri bakımından bedeli vardır. 7036 sayılı Kanun m.3/12 uyarınca, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir. Bu düzenleme 7531 sayılı Kanun’la 2024 yılında değiştirilmiştir; önceki metinde sorumluluk giderlerin tamamını kapsıyordu. Her iki taraf da katılmazsa yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Arabuluculuk ne kadar sürer?
Arabulucu, kendisine yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir (7036 s. K. m.3). Süreç, anlaşma ya da anlaşmama yönünde düzenlenen son tutanakla kapanır.
Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Görüşmelerin uzaması bu nedenle işçi aleyhine süre yakmaz; ancak koruma yalnızca usulüne uygun bir başvuru yapılmış olması hâlinde işler.
Arabuluculukta anlaşılırsa ne olur?
Taraflar işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa, İş Kanunu m.21/7 gereği tutanakta üç hususun somut olarak belirlenmesi zorunludur: işe başlatma tarihi, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakların parasal miktarı, işe başlatılmama hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı. Bunlar belirlenmezse anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.
İşe İade Davasının Açılması: Görevli Mahkeme, Dilekçe ve İspat Yükü
Arabuluculuktan anlaşma çıkmadığında sıra dava aşamasına gelir. Bu aşamada üç soru öne çıkar: dava nerede açılacak, dilekçeye neler eklenecek, feshi kim ispat edecek?
Görevli ve yetkili mahkeme
Görevli mahkeme iş mahkemesidir (7036 s. K. m.5); iş mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara o yerdeki asliye hukuk mahkemesi, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakar (7036 s. K. m.2/3). Yetkili mahkeme ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir (7036 s. K. m.6). İşçi bu iki yerden birini seçebilir.
Dava dilekçesinde bulunması gerekenler
Dilekçe, HMK m.119’da sayılan unsurları taşımalıdır:
- Mahkemenin adı
- Tarafların ve varsa vekillerin bilgileri
- Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası
- Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri
- Dayanılan vakıaların sıra numarasıyla açık özetleri
- Her vakıanın hangi delille ispat edileceği
- Hukuki sebepler
- Açık bir talep sonucu
- Davacının veya vekilinin imzası
Dilekçe ekinde ve delil listesinde şunlar öne çıkar:
- Son tutanak: anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği
- İşveren kayıtları: işçinin elinde bulunmayan bordro, puantaj kaydı, özlük dosyası ve savunma istem yazısı için celp talebi
- Tanık listesi: her tanığın hangi vakıayı ispat edeceğinin gösterilmesi
Son tutanağın eklenmesi işe iade davasına özgü bir zorunluluktur. Eklenmezse mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre verir; tutanak bu sürede de sunulmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (7036 s. K. m.3).
İspat yükü kimdedir?
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir (İş K. m.20/2). İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği sebeple bağlıdır; m.19 sebebin açık ve kesin biçimde belirtilmesini zorunlu kıldığından, yargılama sırasında yeni bir fesih sebebine dayanılması kural olarak kabul edilmez. Buna karşılık işçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
İşe İade Davası Ne Kadar Sürer?
İşe iade davası için kesin bir süre vermek mümkün değildir. Kanun ivedilik kuralı getirmiştir: İş Kanunu m.20/3 uyarınca dava ivedilikle sonuçlandırılır ve istinaf başvurusu hâlinde bölge adliye mahkemesi de ivedilikle karar verir. Fiilî süre ise dosyadan dosyaya değişir.
İlk derece yargılamasını etkileyen unsurlar
Süreyi belirleyen etkenler arasında mahkemenin iş yükü, tanık sayısı, işyeri kayıtlarının celbi, bilirkişi incelemesine gerek görülüp görülmediği ve tebligatların akıbeti sayılabilir. Aynı adliyede görülen iki dosyanın süresi bu nedenle farklılaşabilir.
Duruşma sayısı için de sabit bir rakam verilemez. Tanık dinlenmesi gerekmeyen dosyalarda yargılama kısa sürebilir; işletmesel karar ya da sendikal fesih iddiası bulunan dosyalarda duruşma sayısı artar.
İstinaf ve kararın kesinleşmesi
İlk derece kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesinin işe iade davasında verdiği karar kesindir (İş K. m.20/3); 7036 sayılı Kanun m.8/1-a, İş Kanunu m.20 uyarınca açılan davalarda verilen kararların temyiz edilemeyeceğini ayrıca hükme bağlamıştır. Süreç bu yüzden en çok iki dereceli işler.
İşe İade Davası Kabul Edilirse: İşe Başlatma, Tazminat ve Boşta Geçen Süre Ücreti
İşe iade davasının kabulü, yani feshin geçersizliğine karar verilmesi, işçinin kendiliğinden işbaşı yapması anlamına gelmez. Karardan sonra işçi ve işveren için ayrı süreler işlemeye başlar.
İşçinin on iş günlük başvuru zorunluluğu
İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır (İş K. m.21/6). Bu süre içinde başvurulmazsa işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren yalnızca bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Başvurunun noter ihtarnamesi ya da imza karşılığı gibi ispatlanabilir bir yolla yapılması önem taşır.
İşverenin bir aylık işe başlatma süresi
Başvuru üzerine işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır (İş K. m.21/1). İşe başlatma, işçinin eski işine ve benzer koşullarla dönmesini ifade eder; çalışma koşullarının esaslı biçimde ağırlaştırılması, somut olayın özelliklerine göre gerçek bir işe başlatma sayılmayabilir.
İşe başlatmama tazminatı: en az dört, en çok sekiz aylık ücret
İşveren işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmazsa, en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur (İş K. m.21/1). Tutarı mahkeme belirler (m.21/2); kararda dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak gösterilir (m.21/4). Takdirde işçinin kıdemi ile feshin dayandığı sebebin niteliği öne çıkan ölçütlerdir.
Boşta geçen süre ücreti: en çok dört ay
Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücreti ve diğer hakları ödenir (İş K. m.21/3). “Diğer haklar” ifadesi ikramiye, yol ve yemek yardımı gibi düzenli ödemeleri de kapsayabildiğinden, bu kalemler işçilik alacaklarına ilişkin talepler içinde ayrıca hesaplanır.
Kıdem ve ihbar tazminatıyla ilişkisi
İşçi işe başlatılırsa, fesih sırasında peşin ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı yapılacak ödemeden mahsup edilir (İş K. m.21/5). İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bu süreye ait ücret peşin ödenmemişse, bu tutar ayrıca ödenir. Kesinleşen kararın gereği yerine getirilmediğinde alacak, ilamın icraya konulması yoluyla takip edilebilir.
| Senaryo | Sonuç | Kanuni dayanak |
|---|---|---|
| Karar kesinleşti, işçi 10 iş günü içinde başvurdu, işveren 1 ay içinde işe başlattı | İşe iade gerçekleşir; çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir | İş K. m.21/1 ve m.21/3 |
| İşçi süresinde başvurdu, işveren işe başlatmadı | 4–8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ile en çok 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti | İş K. m.21/1 ve m.21/3 |
| İşçi 10 iş günü içinde başvurmadı | Fesih geçerli fesih sayılır; işveren yalnızca bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur | İş K. m.21/6 |
| Arabuluculukta işe başlatma konusunda anlaşıldı | İşe başlatma tarihi, ücret ve tazminat tutarı tutanakta belirlenir; belirlenmezse anlaşma sağlanamamış sayılır | İş K. m.21/7 |
İşe İade Davası Hangi Durumlarda Reddedilir?
İşe iade davasında ret kararları üç başlıkta toplanır: süre, kapsam ve feshin sebebi.
Süre ve dava şartı eksikliği
Bir aylık arabuluculuk başvuru süresinin ya da iki haftalık dava açma süresinin geçirilmesi, davanın reddi sonucunu doğurur. Arabulucuya hiç başvurmadan doğrudan dava açılması hâlinde ise mahkeme, dava şartı yokluğundan davayı usulden reddeder.
İş güvencesi kapsamına girmeme
Otuz işçi eşiğinin altında kalınması, altı aylık kıdemin dolmamış olması veya sözleşmenin belirli süreli olması davanın reddine yol açar. İşveren vekilleri bakımından m.18’in son fıkrasındaki kapsam dışılık da aynı sonucu doğurur. Bu tür ret kararlarında mahkeme feshin haklı olup olmadığını hiç tartışmaz; inceleme yalnızca kapsam şartlarıyla sınırlı kalır.
Feshin geçerli ya da haklı bir sebebe dayanması
İşveren m.20/2’deki ispat yükünü yerine getirir ve feshin işçinin yetersizliğinden, davranışlarından ya da işletme gereklerinden kaynaklandığını ortaya koyarsa dava reddedilir. Fesih m.25/II kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık iddiasıyla yapılmışsa mahkeme, haklı sebebin gerçekten bulunup bulunmadığını inceler.
Sık sorulan iki durum da bu başlıkta değerlendirilir. Dava sürerken başka bir işte çalışmak ya da fesih sırasında kıdem ve ihbar tazminatının alınmış olması, işe iade talebini tek başına sonuçsuz bırakmaz; her ikisi de somut olayın koşullarına göre ele alınır.
Feshe bağlı diğer uyuşmazlık başlıkları için çalışma alanlarımız sayfası incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşe iade davası ne kadar sürer?
İşe iade davası için kesin bir süre verilemez; İş Kanunu m.20/3 davanın ivedilikle sonuçlandırılmasını öngörse de fiilî süre mahkemenin iş yüküne, tanık sayısına ve bilirkişi incelemesine göre değişir. Karar, bölge adliye mahkemesi aşamasında kesinleşir; temyiz yolu kapalı olduğundan süreç en çok iki derecede tamamlanır.
İşe iade davasında kaç maaş alınır?
Feshin geçersizliğine karar verilir ve işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa, İş Kanunu m.21/1 uyarınca en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı doğar. Buna ek olarak m.21/3 gereği çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir. Tutarı mahkeme belirler (m.21/2) ve kararda dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak gösterilir (m.21/4).
İşe iade davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Evet, zorunludur: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 uyarınca işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Başvurmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Başvurunun fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılması gerekir. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yöneltilir.
İşe iade davası açma süresi ne zaman başlar?
İşe iade davasında arabulucuya başvuru için öngörülen bir aylık süre, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihte başlar; işverenin fesih kararını aldığı tarih esas alınmaz (İş K. m.20/1). Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hak düşürücü süre işlemez (7036 s. K. m.3).
İşe iade davası hangi mahkemede açılır?
İşe iade davası iş mahkemesinde açılır (7036 s. K. m.5); iş mahkemesi kurulmamış yerlerde davaya o yerdeki asliye hukuk mahkemesi, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakar. Yetkili mahkeme, 7036 sayılı Kanun m.6 uyarınca davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir; işçi bunlardan birini seçer.
Kıdem tazminatı alan işçi işe iade davası açabilir mi?
Kıdem tazminatının alınmış olması, işe iade davası açma hakkını tek başına ortadan kaldırmaz. İşçi işe başlatılırsa peşin ödenen kıdem tazminatı ve bildirim süresine ait ücret, yapılacak ödemeden mahsup edilir (İş K. m.21/5). Ödemenin ihtirazi kayıtla alınıp alınmadığı ve ibraname bulunup bulunmadığı somut olayda değerlendirilir.
İşe iade davası devam ederken başka bir işte çalışılabilir mi?
İşe iade davası sürerken başka bir işte çalışmak işe iade talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak boşta geçen süre ücreti bakımından tartışma konusu olabildiğinden somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Yeni iş ilişkisinin niteliği, başlangıç tarihi ve süresi bu değerlendirmede etkili olur.
Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel ve size özel hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
İşe iade sürecinde şartlar ve süreler her dosyada farklı işleyebilir. Konuyla ilgili sorularınız için Atalar Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
