Kısa cevap: Sınır dışı kararına itiraz yedi günlük süreye tabidir ve idare mahkemesinde iptal davası açılarak yapılır (YUKK m. 53/3). Dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez. Mahkeme, dosya tekemmül ettikten sonra on beş gün içinde karar verir; bu karar kesindir. İdari gözetim kararı ise ayrı bir yoldur ve sulh ceza hâkimliğine götürülür (m. 57/6).
Uygulamada “itiraz” denilen yol, idari yargıda açılan bir davadır. Sınır dışı kararına itiraz, hakkında sınır dışı (deport) etme kararı verilen yabancının, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açmasıdır. Dayanağı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 53. maddesidir.
Uygulamada en sık yapılan yanlış, itirazın sulh ceza hâkimliğine yöneltilmesidir. Sulh ceza hâkimliği yalnızca idari gözetim kararları bakımından görevlidir; sınır dışı etme kararının kendisi idare mahkemesinin işidir. Yanlış mercie yapılan başvuru yedi günlük süreyi kendiliğinden korumaz; sınırlı bir telafi imkânı bulunsa da doğru mercie süresinde başvurmak esastır.
Aşağıda sürenin başlangıcı, görevli mahkeme, davanın sınır dışı işlemine etkisi, dilekçe unsurları, sınır dışı edilemeyecek kişiler ve idari gözetime itiraz ele alınıyor. Konunun genel çerçevesi için yabancılar hukuku sayfamıza da bakabilirsiniz. Süreç ana hatlarıyla şöyle ilerler:
- Karar: Valilik, Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine veya resen karar alır (m. 53/1).
- Tebliğ: Karar gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir (m. 53/2).
- Dava — 7 gün: Tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır ve başvuru, kararı veren makama bildirilir (m. 53/3).
- Koruma: Dava açma süresi içinde ve yargılama bitene kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz (m. 53/3).
- Sonuç — 15 gün: Mahkeme, dosya tekemmül ettikten sonra on beş gün içinde karar verir; karar kesindir (m. 53/3).
Sınır Dışı (Deport) Kararı Nedir, Kim Verir?
Sınır dışı etme kararı, kanunda sayılan hâllerden birinin varlığı hâlinde yabancının Türkiye’den çıkarılması için verilen bir idari işlemdir. Halk arasında “deport kararı” denilen işlem budur. Sınır dışı etme, YUKK’un 52 ile 60. maddeleri arasında düzenlenmiştir; Göç İdaresi Başkanlığı da resmî sayfasında bu çerçeveyi esas alır.
Sınır dışı etme kararını kim verir?
Sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Başkanlığının (kanun metnindeki ifadeyle Genel Müdürlüğün) talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır (m. 53/1). Kararı kolluk birimi, mahkeme ya da konsolosluk vermez. Dava da bu nedenle kararı alan valiliğe karşı açılır.
Karar nasıl tebliğ edilir, gerekçe neden önemlidir?
Karar, gerekçeleriyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Yabancı avukatla temsil edilmiyorsa kendisine veya yasal temsilcisine kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgi verilir (m. 53/2). Gerekçe, kararın m. 54’ün hangi bendine dayandığını gösterir; dilekçedeki savunma bu bende göre kurulur.
Deport kararı ile Türkiye’ye giriş yasağı aynı şey midir?
Hayır. Sınır dışı etme kararı ülkeden çıkarılmaya, giriş yasağı ise belirli bir süre yeniden ülkeye girememeye ilişkindir. Sınır dışı edilen yabancıların girişi Göç İdaresi Başkanlığı veya valiliklerce yasaklanır (m. 9/2); yasak süresi en fazla beş yıldır, kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından ciddi tehdit varsa en fazla on yıl daha artırılabilir (m. 9/3). İki karar aynı belgede yer alsa bile hukuken ayrıdır.
Sınır Dışı Edilme Sebepleri
YUKK m. 54, sınır dışı etme kararı alınacak yabancıları bentler hâlinde sayar. Liste sınırlıdır: kanunda yer almayan bir sebebe dayanılarak karar verilemez. Kararın hangi bende dayandığı, itirazın yönünü belirleyen ilk bilgidir.
Kanunda sayılan hâller
YUKK m. 54/1 uyarınca hakkında sınır dışı etme kararı alınacak yabancılar şunlardır:
- (a) Türk Ceza Kanunu m. 59 kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
- (b) Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi ya da destekleyicisi olanlar
- (c) Giriş, vize ve ikamet izni işlemlerinde gerçek dışı bilgi veya sahte belge kullananlar
- (ç) Geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar
- (d) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
- (e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar ya da vizesi iptal edilenler
- (f) İkamet izni iptal edilenler
- (g) Kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler
- (ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
- (h) Yasal giriş veya yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler
- (ı) Giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
- (i) Uluslararası koruma süreci olumsuz sonuçlananlardan Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar
- (j) İkamet izni uzatma başvurusu reddedilenlerden on gün içinde çıkış yapmayanlar
- (k) Uluslararası kurum ve kuruluşlarca tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler
Vize ve ikamet izni ihlallerinde on günlük eşik
Uygulamada en sık karşılaşılan grup (e), (g) ve (j) bentleridir. Üçünde de on günlük bir eşik vardır. Bu grupta itirazın ağırlık merkezini çoğu zaman ihlalin süresi ve “kabul edilebilir gerekçe” tartışması oluşturur.
Türkiye’yi terke davet ve gönüllü çıkış süresi
Sınır dışı etme kararı alınanlara, kararda belirtilmek kaydıyla ülkeyi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır (m. 56/1). Kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, giriş-çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgeyle ikamet izni almaya çalışanlara ve kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.
Süre tanınanlara Çıkış İzin Belgesi verilir; belge hiçbir harca tabi değildir. Buna karşılık vize ve ikamet izni harçları ile cezalarına ilişkin yükümlülükler saklıdır (m. 56/2). Terke davet süresinin tanınmış olması, yedi günlük dava açma süresini uzatmaz.
Sınır Dışı Kararına İtiraz Süresi: Yedi Gün
Sınır dışı kararına itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür (YUKK m. 53/3). Bu süre içinde yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı idare mahkemesine başvurarak kararın iptalini isteyebilir.
Yedi günlük süre ne zaman başlar?
Süre karar tarihinden değil tebliğ tarihinden işler. Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması esastır (7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 11). Ancak YUKK m. 53/2 tebliği yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına yapılabilecek biçimde düzenlediğinden, süre vekile tebligat beklenmeden eldeki tebliğ evrakındaki tarihe göre hesaplanmalıdır. Tebliğ evrakı elde yoksa öncelikle bu tarih tespit edilmelidir.
Bu süre neden altmış gün değil?
İdari işlemlere karşı iptal davası açma süresi kural olarak altmış gündür (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, kısaca İYUK, m. 7). Sınır dışı etme kararlarında ise YUKK m. 53/3’teki özel ve kısa süre uygulanır; özel hüküm genel hükmün önüne geçer. Kısa itiraz süreleri istisna değildir: icra takibinde ödeme emrine itiraz için öngörülen yedi günlük süre de benzer bir tercihtir.
Süre kaçırılırsa ne olur?
Yedi gün geçtikten sonra açılan dava süre yönünden reddedilir ve karar uygulanabilir hâle gelir. Kanun bu süre için gecikmiş itiraz benzeri bir kurum öngörmemiştir. Somut olayda tartışılabilecek ihtimaller sınırlıdır: tebligatın usulsüzlüğü iddiası, koşulların sonradan değişmesi nedeniyle idareye yeni bir değerlendirme talebiyle başvurulması, m. 55 kapsamına giren bir durumun bulunması ve başvurunun adli yargı yerine yapılmış olması hâlinde İYUK m. 9’daki imkân.
Bu son ihtimal şöyle işler: idare mahkemesinin görevine giren dava adli yargı yerine açılmış ve görev noktasından reddedilmişse, ret kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir; kanun, görevsiz yargı merciine başvurma tarihini idare mahkemesine başvurma tarihi sayar (İYUK m. 9). Bu genel bir telafi yolu değildir; görev yönünden reddedilmiş bir dava bulunmasını gerektirir. Doğru merci baştan seçilmelidir.
İdare mahkemesinin kararı kesin olduğundan, temel hak ihlali iddiası varsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu gündeme gelebilir; bu yolun kendine özgü kabul edilebilirlik koşulları ve süresi vardır (6216 sayılı Kanun m. 47/5 uyarınca otuz gün).
Dikkat: Yedi günlük süre tebliğle birlikte işlemeye başlar; kaçırılması hâlinde dava hakkı kural olarak kullanılamaz. Sürenin başlangıcı için tebliğ evrakındaki tarih esas alınır.
Sınır dışı sürecindeki kritik süreler
| Süre | Ne için | Hangi merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 48 saat | Yakalama sonrası değerlendirme ve karar; gözetim kararı alınanın merkeze sevki | Valilik / kolluk | m. 57/1-2 |
| 7 gün | Sınır dışı etme kararına karşı iptal davası açma | İdare mahkemesi | m. 53/3 |
| 15 gün | Davanın sonuçlandırılması (dosyanın tekemmülünden itibaren) | İdare mahkemesi | m. 53/3 |
| 15–30 gün | Türkiye’yi terke davet, gönüllü çıkış süresi | Valilik | m. 56/1 |
| 5 gün | İdari gözetime itirazın karara bağlanması | Sulh ceza hâkimliği | m. 57/6 |
| 6 ay + 6 ay | İdari gözetim süresi ve uzatılması | Valilik | m. 57/3 |
| 24 ay | İdari gözetime alternatif yükümlülüklerin üst sınırı | Valilik | m. 57/A(2) |
| 5 yıl + 10 yıl | Türkiye’ye giriş yasağı süresi | Göç İdaresi Başkanlığı / valilik | m. 9/3 |
Sınır Dışı Kararına İtiraz Nereye Yapılır?
İptal davasında görevli yargı yeri idare mahkemesidir (m. 53/3). Karar idari işlem niteliğinde olduğundan uyuşmazlık idari yargıda görülür; adli yargı mercileri davayı esastan inceleyemez, görev yönünden ret kararı verir.
Hangi ildeki idare mahkemesi yetkilidir?
Dava, kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır (İYUK m. 32/1). Yabancı başka bir ildeki geri gönderme merkezinde tutuluyor olsa dahi yetki, kararı alan idarenin bulunduğu yere göre belirlenir. İdare hukuku alanındaki iptal davaları bakımından geçerli genel yetki kuralları burada da esas alınır.
Sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir mi?
Sınır dışı etme kararının kendisi bakımından hayır. Sulh ceza hâkimliği, YUKK m. 57/6 uyarınca yalnızca idari gözetim kararlarına karşı yapılan başvuruları inceler. Kararın iptali ise m. 53/3 gereği idare mahkemesinin görev alanındadır. İki karar birlikte verilmişse iki ayrı başvuru gerekir: sınır dışı kararına idare mahkemesinde, gözetim kararına sulh ceza hâkimliğinde.
Mahkeme ne kadar sürede karar verir, karara itiraz edilebilir mi?
Başvurular; dosyanın tekemmülünden, ara kararın yerine getirilmesinden veya duruşmanın tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Duruşma yapılıp yapılmayacağı mahkemenin takdirindedir. Bu usul 2024 yılında 7533 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir. Mahkemenin kararı kesindir; istinaf veya temyiz yolu bulunmamaktadır (m. 53/3).
Dava Açmak Sınır Dışı İşlemini Durdurur mu?
Evet. YUKK m. 53/3, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde ve yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilemeyeceğini düzenler. Bu koruma doğrudan kanundan doğar.
Koruma iki aşamalıdır
Yedi günlük dava açma süresi boyunca ve dava açıldıysa yargılama bitene kadar işlem uygulanamaz. Koruma kuralı bugünkü hâlini 2019 yılında 7196 sayılı Kanun’la almıştır. Kanunun öngördüğü tek istisna yabancının kendi rızasıdır.
Ayrıca yürütmeyi durdurma talebi gerekir mi?
Koruma, ayrı bir yürütmeyi durdurma kararına bağlı değildir. Buna karşılık uygulamada dilekçeye bu yönde bir talebin eklenmesi tercih edilmektedir; davanın açılması ile idarenin durumdan haberdar olması arasında zaman geçebilmektedir. Hangi yolun izleneceği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Başvurunun kararı veren makama bildirilmesi
Aynı fıkra, mahkemeye başvuran kişinin başvurusunu kararı veren makama da bildireceğini öngörür. Bu cümle çoğu anlatımda atlanır; oysa korumanın fiilen işlemesi, işlemi yürüten idarenin davadan haberdar olmasına bağlıdır.
Sınır Dışı Kararına İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar
Bu yazıda hazır dilekçe metni paylaşılmıyor. Sebebi açık: her sınır dışı etme kararı m. 54’ün farklı bir bendine dayanır; tek tip bir metin çoğu olayda karşılık bulmaz, hatta yanlış bende karşı savunma yapılmasına yol açar.
Dilekçenin genel unsurları
İdari dava dilekçelerinde bulunması gereken hususlar İYUK m. 3’te sayılmıştır:
- Dilekçenin imzalanmış olması
- Tarafların ve varsa vekillerinin ad, soyad veya unvanları ile adresleri; gerçek kişilerde kimlik numarası (yabancılarda yabancı kimlik numarası)
- Davanın konusu, sebepleri ve dayandığı deliller
- Dava konusu işlemin yazılı bildirim (tebliğ) tarihi
Maddede sayılmasa da uygulamada dilekçenin sonuna sonuç ve istem bölümü eklenir. Dava konusu kararın ve dayanak belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir.
Karara özgü olarak mutlaka belirtilmesi gerekenler
- Sınır dışı etme kararının tarihi ve sayısı
- Kararı veren valilik
- Kararın m. 54’ün hangi bendine dayandırıldığı
- Kararın tebliğ edildiği tarih
- m. 55 kapsamına giren bir durum varsa bunun açıkça ileri sürülmesi
Hangi belgeler eklenir?
Belgeler somut olaya göre değişir; uygulamada sık başvurulan kontrol listesi şudur:
- Sınır dışı etme kararının tebliğ evrakı
- Pasaport veya kimlik belgesi örneği
- İkamet izni ya da çalışma izni belgeleri
- Aile bağlarını gösteren belgeler (evlilik, doğum, velayet)
- Sağlık durumuna ilişkin rapor (m. 55/1-b ve c bakımından)
- Varsa uluslararası koruma başvuru kaydı
- Avukatla temsil hâlinde vekâletname
Sınır Dışı Edilemeyecek Kişiler ve Geri Gönderme Yasağı
Kanun, m. 54 kapsamına girse dahi bazı yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacağını düzenler. İtiraz dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi gereken savunmalardan biri budur.
Kimler sınır dışı edilemez? (YUKK m. 55)
- (a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye veya insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunanlar
- (b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler
- (c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam ederken, gideceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar
- (ç) İnsan ticareti mağduru destek sürecinden yararlananlar
- (d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları
Değerlendirme kişi bazında yapılır. Kapsama girenlerden belirli bir adreste ikamet etmeleri ve istenen bildirimleri yapmaları istenebilir (m. 55/2).
Geri gönderme yasağı (non-refoulement)
YUKK m. 4’e göre bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, “işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere” gönderilemez.
Uluslararası koruma başvurusu süreci etkiler mi?
Koruma süreci devam edenler bakımından m. 54/1(i) belirleyicidir: sınır dışı etme kararı, başvuru hakkındaki son karardan sonra ve kişinin Türkiye’de kalma hakkı kalmamışsa gündeme gelir. İstisnası m. 54/2’dir; (b), (d) ve (k) bentleri kapsamındakiler hakkında koruma işlemlerinin her aşamasında karar alınabilir.
İdari Gözetim Kararına İtiraz: Ayrı ve Bağımsız Bir Yol
Sınır dışı etme kararı ile idari gözetim kararı çoğu zaman birlikte verilir; ancak hukuken iki ayrı karardır ve birine yapılan başvuru diğerini etkilemez.
İdari gözetim kararı ve geri gönderme merkezi
Kolluk tarafından yakalanan yabancı hakkında valiliğin yapacağı değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez (m. 57/1). Kaçma ve kaybolma riski, sahte belge kullanımı, verilen sürede ülkeyi terk etmeme veya kamu düzeni bakımından tehdit oluşturma gibi hâllerde idari gözetim kararı alınır; kişi kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür (m. 57/2).
Gözetim süresi altı ayı geçemez. Yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesine ilişkin doğru bilgi ve belge vermemesi nedeniyle işlem tamamlanamıyorsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir (m. 57/3). Valilik, gözetimin devamında zaruret bulunup bulunmadığını her ay düzenli olarak değerlendirir (m. 57/4).
Sulh ceza hâkimliğine itiraz
İdari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir (m. 57/6). Buradaki inceleme bir ceza yargılaması değildir; hâkim idari bir tedbiri denetler, ceza hukuku alanındaki soruşturma ve kovuşturmalarla karıştırılmamalıdır. Üç nokta bu yolu sınır dışı itirazından ayırır:
- Süre sınırı yoktur. Kanun bu başvuru için yedi gün benzeri bir süre öngörmemiştir; gözetim sürdüğü müddetçe başvurulabilir.
- Başvuru gözetimi durdurmaz. Sınır dışı kararına karşı açılan davanın aksine, başvurunun kendiliğinden durdurucu etkisi yoktur.
- Hâkim beş gün içinde karar verir ve kararı kesindir. Gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir.
Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Avukatlık ücretini karşılayamayanlara, talepleri hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (m. 57/7).
İdari gözetime alternatif yükümlülükler
Valilik, idari gözetim yerine m. 57/A(1)’de sayılan yükümlülüklerden birine karar verebilir: belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esaslı görev alma, teminat ve elektronik izleme. Bu yükümlülüklerin süresi yirmi dört ayı geçemez (m. 57/A(2)). Elektronik izleme kararına karşı da sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; hâkim beş gün içinde karar verir ve karar kesindir (m. 57/A(5)).
Sınır dışı kararına itiraz mı, idari gözetime itiraz mı?
| Ölçüt | Sınır dışı etme kararına itiraz | İdari gözetim kararına itiraz |
|---|---|---|
| Neye itiraz edilir | Yabancının ülkeden çıkarılmasına ilişkin karara | Geri gönderme merkezinde tutulma kararına |
| Başvuru mercii | İdare mahkemesi | Sulh ceza hâkimliği |
| Başvuru süresi | Tebliğden itibaren 7 gün | Kanunda süre sınırı öngörülmemiştir |
| Başvurunun etkisi | Sınır dışı işlemi durur | İdari gözetim durmaz |
| Karar süresi | 15 gün | 5 gün |
| Kararın niteliği | Kesin | Kesin; şartlar değişirse yeniden başvurulabilir |
| Dayanak | YUKK m. 53/3 | YUKK m. 57/6 |
Sıkça Sorulan Sorular
Sınır dışı kararına itiraz süresi kaç gündür?
Sınır dışı etme kararına itiraz süresi, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür (YUKK m. 53/3). Bu süre içinde yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Süre tebliğ tarihinden işler; idari davalardaki genel altmış günlük süre burada uygulanmaz.
Sınır dışı kararına itiraz nereye yapılır?
Sınır dışı etme kararına itiraz, kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesine yapılır (YUKK m. 53/3). Başvuruyu yabancının kendisi, yasal temsilcisi veya avukatı yapabilir. Yabancı başka bir ildeki geri gönderme merkezinde tutuluyor olsa dahi yetkili mahkeme değişmez. Aynı fıkra uyarınca mahkemeye başvuran kişi, başvurusunu kararı veren makama da bildirir.
Sınır dışı kararına sulh ceza hâkimliğinde itiraz edilebilir mi?
Hayır; sınır dışı etme kararının kendisine sulh ceza hâkimliğinde itiraz edilemez. Sulh ceza hâkimliği yalnızca idari gözetim kararlarını inceler (YUKK m. 57/6); sınır dışı etme kararının iptali idare mahkemesinin görevindedir (m. 53/3). İki karar birlikte verilmişse iki ayrı başvuru yapılması gerekir.
Sınır dışı kararına itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?
Yedi günlük süre geçtikten sonra açılan dava süre yönünden reddedilir ve sınır dışı etme kararı uygulanabilir hâle gelir; kanunda gecikmiş itiraz benzeri bir kurum yoktur. Somut olayda tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülebilir; koşulların sonradan değişmesi hâlinde idareye yeni bir değerlendirme talebiyle başvurulması gündeme gelebilir. Dava adli yargı yerine açılmış ve görev yönünden reddedilmişse, ret kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir (İYUK m. 9).
Sınır dışı kararına karşı dava açılması işlemi durdurur mu?
Evet; YUKK m. 53/3 uyarınca yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde ve yargı yoluna başvurulmuşsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez. Koruma doğrudan kanundan doğar, ayrı bir yürütmeyi durdurma kararına bağlı değildir. İdari gözetim kararına yapılan başvuru ise gözetimi durdurmaz.
Kimler sınır dışı edilemez?
YUKK m. 55 uyarınca; gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunanlar, sağlık sorunu, yaş ve hamilelik nedeniyle seyahati riskli olanlar, tedavisi süren ve gideceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar, insan ticareti ve şiddet mağdurları hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz. Ayrıca m. 4’teki geri gönderme yasağı uygulanır.
Sınır dışı edilen kişi Türkiye’ye geri dönebilir mi?
Sınır dışı edilen yabancı hakkında kural olarak Türkiye’ye giriş yasağı uygulanır; yasağın süresi en fazla beş yıldır ve kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit hâlinde en fazla on yıl daha artırılabilir (YUKK m. 9/3). Göç İdaresi Başkanlığı yasağı kaldırabilir ya da belirli bir süre için girişe izin verebilir (m. 9/6).
Kararın Tebliğinden Sonra İlk Adımlar
Karar tebliğ edildiğinde ilk yapılacak iş, tebliğ tarihinin ve kararın dayandığı bendin tespit edilmesidir; yedi günlük süre bu tarihten işler. Sınır dışı etme kararı ile idari gözetim kararı birlikte tebliğ edilmiş olsa bile ayrı başvuru gerektirir: biri idare mahkemesine, diğeri sulh ceza hâkimliğine yöneltilir. Diğer başlıklar için yabancılar hukuku çalışma alanımız incelenebilir.
Son güncelleme: 17 Ağustos 2026. Mevzuatta değişiklik olması hâlinde içerik yeniden gözden geçirilir.
Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel ve size özel hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Sınır dışı etme kararına itiraz sürecine ve yabancılar hukukuna ilişkin sorularınız için Atalar Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
