Şikayetten Vazgeçme: Süresi, Şartları ve Sonuçları (TCK 73)

Kısa cevap: Şikayetten vazgeçme, takibi şikayete bağlı bir suçta şikayet hakkı sahibinin bu iradesinden dönmesidir. Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara, kovuşturma aşamasında düşme kararına yol açar. Hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir; usulüne uygun ve koşulsuz yapılan vazgeçme beyanı geri alınamaz (TCK m. 73).

Şikayetten vazgeçme, ceza soruşturması ya da davası başladıktan sonra şikayetçinin bu talebinden dönmesidir; ancak her suçta aynı sonucu doğurmaz. Türk Ceza Kanunu m. 73 uyarınca vazgeçme yalnızca takibi şikayete bağlı suçlarda dosyayı sona erdirir. Re’sen (kendiliğinden) takip edilen bir suçta şikayetçi vazgeçse bile savcılık ve mahkeme dosyayı kapatmak zorunda değildir.

Aşağıda hangi suçların şikayete bağlı olduğunu madde numaralarıyla, vazgeçme beyanının hangi aşamada ve hangi mercie verileceğini, geri alınıp alınamayacağını ve uzlaşmadan farkını bulacaksınız. Yazı, ceza hukuku alanındaki süreçler bakımından soruşturma ve kovuşturma evrelerini ayrı ele alır.

Şikayetten Vazgeçme Nedir?

Şikayetten vazgeçme, takibi şikayete bağlı bir suçta mağdurun veya suçtan zarar görenin, daha önce açıkladığı şikayet iradesini geri alan beyanıdır. TCK m. 73/4’e göre kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür.

Şikayet, bu suçlarda soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesinin ön koşuludur; koşul ortadan kalkınca yargılamanın hukuki zemini de kalkar. Vazgeçme bu yüzden sanığın suçsuz olduğunun tespiti değil, esasa girilmeden dosyanın kapanmasıdır.

Şikayet hakkı kime aittir?

Şikayet hakkı suçun mağduruna veya suçtan zarar görene aittir ve kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; tüzel kişiler bu hakkı yetkili organları aracılığıyla kullanır. Hak mirasçılara kural olarak geçmez. Hakaret suçunda ise mağdur şikayet etmeden ölürse ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikayette bulunabilir (TCK m. 131/2).

Şikayette bulunan mağdurun ölümü davayı kendiliğinden düşürmez; mağdur davaya katılmışsa mirasçıları katılanın haklarını takip etmek üzere davaya devam edebilir (CMK m. 243).

Şikayet ile ihbar arasındaki fark

İhbarı bir suçun işlendiğini öğrenen herkes yapabilir; şikayet ise yalnızca hak sahibinin kullanabildiği ve hukuki sonuç doğuran bir taleptir. İhbarda bulunan kişi beyanından dönse de re’sen takip edilen suçta soruşturma sürer; şikayete bağlı suçlarda ise hak sahibinin beyanı dosyanın kaderini belirler.

Şikayete Bağlı Suçlar ile Re’sen Takip Edilen Suçlar

Türk ceza hukukunda kural, suçların re’sen soruşturulmasıdır; takibin şikayete bağlı olması istisnadır ve kanunda açıkça belirtilmesi gerekir. Kanun metninde “şikayet üzerine” ibaresi yoksa o suç, mağdurun iradesinden bağımsız olarak soruşturulur.

Takibi şikayete bağlı başlıca suçlar

Aşağıdaki tablo uygulamada en sık karşılaşılan şikayete bağlı suçları gösterir. Tam bir liste değildir; her suçun nitelikli hâlleri farklı rejime tabi olabilir.

Suç TCK maddesi Not / istisna
Kasten yaralama (basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen hâl) m. 86/2 m. 86/3’teki hâllerde şikayet aranmaz
Taksirle yaralama m. 89 (şart: m. 89/5) Birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikayet aranmaz (m. 89/5)
Cinsel taciz (temel şekli) m. 105/1 Nitelikli hâlleri ayrı rejime tabidir
Tehdit (malvarlığına zarar veya sair kötülük) m. 106/1, ikinci cümle Hayata ve vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit re’sen takip edilir
Konut dokunulmazlığının ihlali m. 116/1-2 Cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesinde (m. 116/4) şikayet aranmaz
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali m. 117/1
Kişilerin huzur ve sükununu bozma m. 123
Israrlı takip m. 123/A Şikayet şartı maddenin son fıkrasındadır
Hakaret m. 125 (şart: m. 131/1) Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret re’sen takip edilir; şikayet süresi için iki yıllık üst sınır ayrıca uygulanır (m. 73/2)
Haberleşmenin gizliliğini ihlal m. 132 Şikayete bağlılık m. 139’dan gelir
Kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması m. 133 m. 139
Özel hayatın gizliliğini ihlal m. 134 Kişisel verilerin kaydedilmesi m. 139 istisnasındadır
Hırsızlığın daha az cezayı gerektiren hâlleri m. 144 Paydaş olunan mal veya alacağın tahsili amacı
Kullanma hırsızlığı m. 146
Mala zarar verme m. 151
Güveni kötüye kullanma m. 155/1
Bedelsiz senedi kullanma m. 156
Dolandırıcılığın daha az cezayı gerektiren hâli m. 159 Alacağın tahsili amacı
Malvarlığı suçlarının belirli akrabalar zararına işlenmesi m. 167/2 Şikayet üzerine ceza yarı oranında indirilir
Açığa imzanın kötüye kullanılması m. 209/1
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali m. 233/1 Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğü
Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanması m. 239/1

Tablodaki m. 132-134 kalemleri dijital ortamda işlenen fiillerde sıkça gündeme gelir ve bilişim hukuku kapsamındaki suçlar ile iç içe geçer. TCK m. 233 ise nafaka ve bakım gibi aile hukukundan doğan yükümlülükler ihlal edildiğinde uygulanır.

Re’sen takip edilen suçlarda vazgeçmenin etkisi nedir?

Re’sen takip edilen bir suçta şikayetten vazgeçmek soruşturmayı ya da kovuşturmayı durdurmaz. Kasten öldürme veya uyuşturucu madde ticareti gibi suçlarda mağdurun beyanı dosyayı kapatmaz.

Beyan yine de sonuçsuz kalmaz: dosyada delil olarak değerlendirilir, suç uzlaştırma kapsamındaysa uzlaştırmaya gidilebilir, failin zararı gidermesi hâlinde etkin pişmanlık ve TCK m. 62’deki takdiri indirim hükümleri gündeme gelebilir. Bunların uygulanması mahkemenin takdirindedir.

Şikayet Süresi: Altı Ay Kuralı ve Başlangıcı

TCK m. 73/1 uyarınca şikayete bağlı bir suçta yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre hak düşürücüdür: kaçırıldığında hak yeniden canlanmaz ve mahkeme süreyi kendiliğinden gözetir.

Altı aylık süre ne zaman başlar?

Süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73/2). Fiilin gerçekleştiği tarih değil, hem eylemin hem failin öğrenildiği tarih esastır; süre dava zamanaşımını geçemez. Şikayet hakkı olanlardan birisi altı aylık süreyi kaçırırsa diğerlerinin hakkı düşmez (TCK m. 73/3).

Hakaret suçunda iki yıllık üst sınır

7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 14. maddesiyle TCK m. 73/2’ye eklenen cümleye göre, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçunda şikayet süresi her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Dikkat: Bu sınır, hakaretin çok sonradan öğrenildiği sosyal medya paylaşımlarında önem taşır. Fiilin üzerinden iki yıl geçtiyse, fail sonradan öğrenilmiş olsa bile şikayet hakkı kullanılamaz.

Şikayet süresi ile dava zamanaşımı aynı şey mi?

Ölçüt Şikayet süresi Dava zamanaşımı Dayanak
Niteliği Hak düşürücü süre Cezalandırma yetkisini sona erdirir TCK m. 73 / m. 66
Süresi Altı ay Suçun cezasına göre kademeli TCK m. 73/1 / m. 66
Başlangıç Fiil ve failin öğrenildiği gün Kural olarak suçun işlendiği gün TCK m. 73/2 / m. 66
Sonucu Soruşturma ve kovuşturma yapılamaz Dava düşer TCK m. 73/1 / CMK m. 223/8

Şikayetten Vazgeçme Ne Zamana Kadar Yapılabilir?

Şikayet için altı aylık süre vardır; vazgeçme için gün olarak bir süre öngörülmemiştir. Sınırı belirleyen takvim değil, dosyanın bulunduğu aşamadır. TCK m. 73/4’ün son bölümü bunu açıkça ortaya koyar: hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

Aşama Beyanın verileceği merci Verilecek karar Dayanak
Soruşturma Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar CMK m. 158, m. 172
Kovuşturma Davanın görüldüğü mahkeme Düşme kararı TCK m. 73/4, CMK m. 223/8
İstinaf / temyiz Kanun yolu merciine ulaştırılmak üzere Hüküm kesinleşmediğinden değerlendirilir TCK m. 73/4
Hüküm kesinleştikten sonra Cezanın infazına engel olmaz TCK m. 73/4

Soruşturma aşamasında vazgeçme

Savcılık soruşturmayı sonuçlandırmadan verilen vazgeçme beyanı, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sonucunu doğurur ve Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172). Dava açılmadığı için hakkında hüküm kurulmayan şüpheli bakımından adli sicil kaydı da oluşmaz.

Kovuşturma ve kanun yolu aşamasında vazgeçme

Dava açıldıktan sonra yapılan vazgeçme davanın düşmesine yol açar; mahkeme esasa girmeden, kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle düşme kararı verir (TCK m. 73/4, CMK m. 223/8). Beyan duruşmada sözlü olarak da yapılabilir, tutanağa geçirilmesi yeterlidir.

İstinaf veya temyiz aşamasında hüküm henüz kesinleşmediğinden, bu evrede yapılan vazgeçme de kanun yolu mercii tarafından değerlendirilir.

Hüküm kesinleştikten sonra vazgeçme

Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını durdurmaz. “İnfaz başladıktan sonra şikayetimi geri çekersem ceza kalkar mı?” sorusunun kanundaki karşılığı TCK m. 73/4’tür ve bu hüküm böyle bir sonucu kabul etmez.

Dikkat: Kovuşturmaya geçildikten sonra suçun şikayete bağlı olduğu anlaşılırsa, mağdur açıkça vazgeçmediği takdirde yargılamaya devam olunur (CMK m. 158/7). Sessiz kalmak veya duruşmalara katılmamak vazgeçme sayılmaz.

Şikayetten Vazgeçme Nasıl Yapılır? Merci, Dilekçe ve Zorunlu Unsurlar

Vazgeçme beyanı için kanunda özel bir form şartı yoktur; belirleyici olan, iradenin açık ve tereddütsüz ortaya konulmasıdır.

Vazgeçme beyanı nereye verilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/1 uyarınca şikayet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır; aynı yol vazgeçme için de izlenir. Valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye verilen dilekçe ilgili başsavcılığa gönderilir (m. 158/2). Dava açılmışsa beyan dosyanın görüldüğü mahkemeye sunulur; yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olabilir (m. 158/5).

Vazgeçme dilekçesinde bulunması gereken unsurlar

  • Dilekçenin sunulduğu merci (başsavcılık veya mahkeme adı)
  • Soruşturma numarası ya da mahkeme esas numarası
  • Beyanda bulunanın adı, soyadı, kimlik ve iletişim bilgileri
  • Şüpheli veya sanığın kimlik bilgileri
  • Şikayete konu fiilin kısaca belirtilmesi
  • Vazgeçme iradesinin açık, koşulsuz ve tereddütsüz ifade edilmesi
  • Şahsi haklardan da vazgeçilip vazgeçilmediğinin ayrıca belirtilmesi (TCK m. 73/7 bakımından belirleyicidir)
  • Tarih ve imza

Avukat, müvekkili adına vazgeçebilir mi?

Şikayetten vazgeçme kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılması olduğundan, uygulamada vekilin bu beyanı verebilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunması aranır. Genel dava vekâletnamesi bu yetkiyi kendiliğinden içermez; özel yetki yoksa beyan sonuç doğurmayabilir.

Vazgeçme şarta bağlanabilir mi?

Vazgeçme beyanının koşulsuz olması gerekir. “Zararım ödenirse vazgeçerim” biçimindeki şartlı ifadeler geçerli bir vazgeçme sayılmaz. Taraflar arasında ödeme yapılacaksa beyanın ödemeden sonra ve koşulsuz verilmesi tercih edilir.

Dikkat: Vazgeçme karşılığında menfaat talep edilmesi ya da kişinin baskı veya tehditle vazgeçmeye zorlanması, ayrı suçların ve hukuki sorumlulukların gündeme gelmesine yol açabilir.

Şikayetten Vazgeçmenin Hukuki Sonuçları

Vazgeçmenin sonuçları dosyanın kapanmasıyla sınırlı değildir: sanığın tutumu, sanık sayısı, katılan sıfatı, yargılama giderleri, tazminat hakkı ve adli sicil ayrı ayrı etkilenir.

Sanık kabul etmezse ne olur?

Vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6). Sanık aklanmak isteyerek yargılamanın sürmesini talep edebilir; bu hâlde mahkeme esasa girer ve suç sabit görülmezse beraat, sabit görülürse düşme kararı verir.

Birden fazla sanık varsa vazgeçme hepsini kapsar mı?

İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m. 73/5). Vazgeçme bölünemez: “yalnızca bu sanık için vazgeçiyorum” biçimindeki beyan, iştirak eden diğer sanıklar bakımından da sonuç doğurur.

Katılan (müdahil) sıfatına etkisi

Katılan vazgeçerse katılma hükümsüz kalır (CMK m. 243) ve bu sıfata bağlı usul hakları kullanılamaz hâle gelir. Re’sen takip edilen bir suçta ise kamu davası, katılanın vazgeçmesine rağmen savcılık tarafından takip edilmeye devam eder.

Yargılama giderleri ve vekalet ücreti ne olur?

Harçlar, tarifeye göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ve yargılama için yapılan harcamalar yargılama gideri sayılır (CMK m. 324). Düşme kararı verildiğinde bu giderlerin kime yükletileceği konusunda uygulama tek bir çizgide değildir.

Katılma hükümsüz kaldığından katılan sıfatına bağlı usul haklarının sona ermesi, vekalet ücreti bakımından da değerlendirmeye alınır. Giderlerin kime yükletileceği dosyanın aşamasına ve taraf durumuna göre mahkemece takdir edilir.

Tazminat davası açma hakkına etkisi

Şikayetten vazgeçmek tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TCK m. 73/7’ye göre kamu davasının düşmesi vazgeçmeden kaynaklanmış ve kişi vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa hukuk mahkemesinde dava açamaz. Böyle bir açıklama yoksa maddi ve manevi tazminat yolu açık kalır.

Adli sicile işler mi?

Vazgeçme üzerine verilen düşme kararı adli sicile işlemez. 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu m. 4 uyarınca adli sicile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir; düşme kararı mahkûmiyet değildir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bakımından da durum aynıdır.

Şikayetten Vazgeçmeden Vazgeçmek Mümkün mü?

Usulüne uygun ve koşulsuz yapılmış bir şikayetten vazgeçme beyanı geri alınamaz. Beyan mercie ulaştığı anda hukuki sonucunu doğurur; sonradan pişman olunması bu sonucu değiştirmez. “Vazgeçmeden vazgeçme” adı verilen ikinci dilekçe kural olarak dosyayı yeniden açtırmaz.

Vazgeçme neden geri alınamaz?

Şikayetten vazgeçme tek taraflı ve tek kullanımlık bir usul işlemidir. Beyanların sürekli geri alınabilmesi yargılamanın istikrarını zedeleyeceğinden kanun, vazgeçmenin geri alınmasına imkân tanımamıştır.

Aynı fiil için yeniden şikayetçi olunabilir mi?

Aynı fiil ve aynı kişiler bakımından yeniden şikayette bulunulamaz; vazgeçmeyle şikayet hakkı tükenir. Ayrı bir fiil ya da vazgeçmeden sonra işlenen yeni bir suç varsa, bunlar için şikayet hakkı ayrıca doğar.

Dikkat: Dilekçe verilmeden önce sonucun geri alınamaz olduğu değerlendirilmelidir. Özellikle birden fazla sanığın bulunduğu ve tazminat talebinin gündemde olduğu dosyalarda beyanın kapsamı imzadan önce netleştirilmelidir.

Şikayetten Vazgeçme ile Uzlaşma Arasındaki Fark

Vazgeçme tek taraflı bir beyandır ve karşılık gerektirmez. Uzlaşma ise şüpheli veya sanık ile mağdur arasında, uzlaştırmacı eşliğinde yürütülen ve çoğu zaman bir edim içeren süreçtir.

Uzlaştırma nedir, hangi suçları kapsar?

Uzlaştırma CMK m. 253-255 arasında düzenlenmiştir. Kural olarak soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır; kanun ayrıca şikayete bağlı olmadığı hâlde uzlaştırmaya tabi suçları da sayar (CMK m. 253/1).

CMK m. 253/3’e göre, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (TCK m. 123/A) ve hakaret suçunda (TCK m. 125) uzlaştırma yoluna gidilemez.

Hakaret bakımından uzlaştırmanın yerini önödeme almıştır. Bu alandaki ilk düzenleme 7531 sayılı Kanunla yapılmış, ancak Anayasa Mahkemesi’nin 27/3/2025 tarihli ve E. 2024/197, K. 2025/86 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Yürürlükteki kural 7571 sayılı Kanunun 16. maddesiyle (Resmî Gazete: 25/12/2025) getirilmiştir: kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hâli (TCK m. 125/3-a) hariç olmak üzere hakaretin tüm hâlleri TCK m. 75’teki önödeme usulüne tabidir. Bu hızlı değişim nedeniyle somut dosyada güncel kanun metni kontrol edilmelidir.

Uzlaşma sağlanırsa hangi karar verilir?

Soruşturmada uzlaşma sağlanır ve edim defaten yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK m. 253/19). Kovuşturmada ise mahkeme düşme kararı verir; edim ileri tarihe bırakılmış veya taksite bağlanmışsa durma kararı verilir (CMK m. 254/2).

Ölçüt Şikayetten vazgeçme Uzlaşma
Hukuki dayanak TCK m. 73 CMK m. 253-255
Kimin iradesi gerekli Yalnızca şikayet hakkı sahibi Mağdur ve şüpheli/sanık birlikte
Edim / karşılık Aranmaz Çoğunlukla bir edim kararlaştırılır
Sanığın kabulü Kabul etmeyen sanığı etkilemez (m. 73/6) Sürecin kurulması için şarttır
Sonuç kararı Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya düşme Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya düşme
Geri alınabilirlik Beyan geri alınamaz Uzlaşma gerçekleşmezse yargılama kaldığı yerden sürer

Karıştırılan Kavramlar ve Özel Durumlar

Şikayetten vazgeçme, hukuk yargılamasındaki feragatle ve idari başvuruların geri çekilmesiyle sık sık karıştırılır. Aşağıdaki üç başlık bu ayrımları ve ceza usulünün dışında kalan özel durumları ele alır.

Şikayetten vazgeçme mi, feragat mi?

Ceza muhakemesinde kullanılan terim “şikayetten vazgeçme”dir. “Feragat” hukuk yargılamasına aittir ve davacının talep sonucundan vazgeçmesini ifade eder. Ceza dosyasındaki kanun yolundan feragat ise hükme karşı istinaf veya temyiz hakkının kullanılmayacağının bildirilmesidir.

İcra ceza mahkemesinde şikayetten vazgeçme

Çek bakımından karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme (5941 sayılı Çek Kanunu m. 5) veya nafaka yükümlülüğünün ihlali gibi şikayetler icra ceza mahkemesinde görülür ve kendi özel süre kurallarına tabidir. İİK m. 347 uyarınca şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer; TCK m. 73’teki altı aylık süre bu dosyalara doğrudan uygulanmaz. Süreç çoğu zaman ödeme emrine itiraz süreci ile birlikte ilerler ve icra ve iflas hukuku uyuşmazlıkları kapsamında değerlendirilir.

Tüketici hakem heyeti başvurusunun geri çekilmesi

Tüketici hakem heyetine yapılan başvurunun geri çekilmesi, ceza usulündeki şikayetten vazgeçme değildir. Burada idari nitelikte bir başvurunun geri alınması vardır ve sonuçları tüketici mevzuatına göre belirlenir. Geri çekmenin dava açma hakkına etkisi için tüketici hukuku başvuru yolları ayrıca değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şikayetten vazgeçme halinde hangi karar verilir?

Şikayetten vazgeçme, soruşturma aşamasındaysa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, dava açılmışsa düşme kararı verilmesine yol açar. Dayanağı TCK m. 73/4 ile CMK m. 223/8’dir. Sanık vazgeçmeyi kabul etmeyip yargılamanın sürmesini isterse, suç sabit görülmediğinde beraat kararı da verilebilir. Düşme kararı, sanığın suçsuz olduğunun tespiti değil, esasa girilmeden dosyanın kapanmasıdır.

Şikayetten vazgeçme dilekçesi nereye verilir?

Şikayetten vazgeçme dilekçesi, dosya soruşturma aşamasındaysa Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına, dava açılmışsa dosyanın görüldüğü mahkemeye verilir (CMK m. 158). Valilik veya kaymakamlığa verilen dilekçe ilgili başsavcılığa gönderilir. Beyan, tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da yapılabilir. Kanunda özel bir form şartı bulunmadığından belirleyici olan, iradenin açık ve tereddütsüz ortaya konulmasıdır.

Şikayetten vazgeçme halinde vekalet ücreti ödenir mi?

Şikayetten vazgeçme halinde vekalet ücretinin kime yükletileceği konusunda tek bir uygulama yoktur; sonuç dosyanın aşamasına ve tarafların vekille temsil edilip edilmediğine göre değişir. Katılan vazgeçtiğinde katılma hükümsüz kalır (CMK m. 243) ve bu sıfata bağlı usul haklarının sona ermesi vekalet ücreti bakımından da değerlendirmeye alınır. Yargılama giderlerinin kapsamı CMK m. 324’te tanımlanmıştır.

Şikayetten vazgeçmekten vazgeçmek mümkün mü?

Şikayetten vazgeçmekten vazgeçmek mümkün değildir; usulüne uygun ve koşulsuz yapılmış bir vazgeçme beyanı geri alınamaz. Beyan mercie ulaştığı anda hukuki sonucunu doğurur ve aynı fiil için yeniden şikayette bulunulamaz. Bu nedenle dilekçe verilmeden önce sonuçlarının değerlendirilmesi, özellikle birden fazla sanığın bulunduğu dosyalarda beyanın kapsamının imzadan önce netleştirilmesi önem taşır.

Şikayetten vazgeçme hangi aşamada yapılır?

Şikayetten vazgeçme, soruşturmanın başlangıcından hükmün kesinleşmesine kadar her aşamada yapılabilir. İstinaf ve temyiz aşamasında hüküm henüz kesinleşmediği için bu evrede de mümkündür. Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4). Beyanın hangi aşamada verildiği, dosyada verilecek karar türünü doğrudan belirler.

Avukat, müvekkili adına şikayetten vazgeçebilir mi?

Avukatın müvekkili adına şikayetten vazgeçebilmesi için vekâletnamede bu konuda özel yetki bulunması aranır. Şikayetten vazgeçme kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılması olduğundan genel dava vekâletnamesi tek başına yeterli sayılmaz. Özel yetki içermeyen beyan sonuç doğurmayabilir.

Şikayetten vazgeçme adli sicile işler mi?

Şikayetten vazgeçme üzerine verilen düşme kararı adli sicile işlemez. 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu m. 4 uyarınca adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir; düşme ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar mahkûmiyet niteliğinde değildir. Vazgeçme üzerine kapanan dosya, kesinleşmiş bir mahkûmiyet doğurmadığı için adli sicil kaydında yer almaz.

Şikayetten vazgeçmek tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırır mı?

Şikayetten vazgeçmek, tazminat davası açma hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu hak, şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanmadıkça devam eder. TCK m. 73/7 uyarınca kişi vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıklamışsa hukuk mahkemesinde dava açamaz. Dilekçede bu hususun açıkça yazılması sonraki tazminat talebi bakımından belirleyicidir.

Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel ve size özel hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.

Şikayetten vazgeçme beyanının dosyanıza etkisi ve zamanlaması hakkında sorularınız için Atalar Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Av. Sinan Sami

Av. Sinan Sami

Av. Sinan Sami, Atalar Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatıdır. Aile hukuku, ceza hukuku ve ticaret hukuku başta olmak üzere çeşitli alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Son Yazılar

Kıdem Tazminatı Şartları: 1 Yıl Kıdem, Fesih ve 3600 Gün

Kıdem Tazminatı Şartları: 1 Yıl Kıdem, Fesih ve…

Kıdem tazminatı şartları; İş Kanunu kapsamında çalışmak, aynı işverene bağlı en az bir yıllık kıdem…

Boşanmada Mal Paylaşımı: Nasıl Yapılır, Neler Paylaşılır

Boşanmada Mal Paylaşımı: Nasıl Yapılır, Neler Paylaşılır

Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin tüm mallarının bölünmesi değil, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesidir (TMK m.…

Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 125): Unsurlar ve Ceza Miktarı

Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 125): Unsurlar ve…

Hakaret suçu, kişinin onur, şeref ve saygınlığına yönelik somut isnat veya sövme fiiliyle işlenir ve…