Kısa cevap: Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin bütün mallarının değil, evlilik süresince edinilmiş malların tasfiyesidir. Yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202). Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir (TMK m. 236); kişisel mallar paylaşıma girmez. Boşanmaya karar verilmesi hâlinde rejim, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2).
Boşanmada mal paylaşımı denince akla evin, aracın ve birikimin ikiye bölünmesi gelir; hukuken yapılan işlem ise mal rejiminin tasfiyesidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202 uyarınca eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçmedikçe bu rejim kendiliğinden geçerli olur.
Rejimin sona ermesiyle doğan sonuç bir mülkiyet devri değil, para veya ayın olarak istenebilen bir alacak hakkıdır. Uygulamada en çok yanlış anlaşılan nokta budur.
Aşağıda hangi malların hesaba girdiğini, katılma alacağının nasıl hesaplandığını, rejimin hangi tarihte sona erdiğini ve tasfiye talebinin hangi mahkemede, hangi süre içinde ileri sürülebileceğini bulacaksınız. Konunun genel çerçevesi için aile hukuku alanına da bakabilirsiniz.
Son güncelleme: 31 Ağustos 2026
Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir? Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
Edinilmiş mallara katılma rejimi, her eşin hem edinilmiş hem kişisel mallarını kapsar (TMK m. 218). Rejim sürerken eşler arasında ortaklık doğmaz; her eş kendi malının maliki kalır. Boşanmayla rejim sona erdiğinde malların kesimlere ayrılması ve hesabın kapatılması gerekir.
Tasfiye sonunda doğan katılma alacağı bir alacak hakkıdır; kendiliğinden tapu payı ya da araç mülkiyeti kazandırmaz. TMK m. 239 uyarınca ayın veya para olarak ödenebilir; aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır.
Rejim değiştirilebilir. TMK m. 203 uyarınca mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir; m. 205 sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmasını arar. Maddelerin resmî metni için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu metnine bakılabilir.
Mal Paylaşımı Boşanma Davasının İçinde mi Görülür?
Tasfiye ayrı bir davadır. Boşanma dilekçesiyle birlikte ileri sürülse bile bu talep kural olarak ayrılıp ayrı esasa kaydedilir; sonuçlandırılabilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Mahkeme bu nedenle boşanma dosyasını bekletici mesele yapar. Tek istisna, eşlerin tasfiyeyi kendi aralarında çözmesidir: anlaşmalı boşanmada protokol ile mal rejiminden doğan talepler düzenlenebilir.
2002 Öncesi Evlilikler Hangi Rejime Tabidir?
Bu rejim 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girdi. 4722 sayılı Kanun m. 10 uyarınca daha önce evlenmiş eşler arasında, o tarihe kadar tâbi oldukları rejim devam eder; eşler bir yıl içinde başka bir rejim seçmezlerse 1 Ocak 2002’den geçerli olmak üzere yasal rejimi seçmiş sayılırlar.
Sonuçta 2002 öncesi evliliklerde hesap ikiye bölünür: önceki dönem eski rejime tâbidir ve o döneme ilişkin talepler katılma alacağı değil katkı payı alacağı sayılır. Resmî metin: 4722 sayılı Kanun.
Boşanmada Mal Paylaşımı Yarı Yarıya mı Yapılır?
“Boşanınca her şey ikiye bölünür” cümlesi hukuken doğru değildir. Kanun yarıya bölünen bir mal varlığı öngörmez; yarısı üzerinde hak tanınan şey artık değerdir ve artık değer yalnızca edinilmiş mallardan hesaplanır.
Yarıya Bölünen Mal Değil, Artık Değerdir
TMK m. 231’e göre artık değer, eklenme ve denkleştirmeden elde edilenler dâhil, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Değer eksilmesi göz önüne alınmaz.
TMK m. 236/1 ise her eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olduğunu, alacakların takas edileceğini söyler. İki hesap ayrı yapılır, karşılıklı alacaklar mahsup edilir, geriye tek bir net rakam kalır. Evin tapusu bu işlemle bölünmez.
Tapu Kimin Üzerindeyse Mal Onun mu?
Hayır. Tapu kaydı malikin kim olduğunu gösterir; malın hangi kesime girdiğini göstermez. TMK m. 222 üç kural koyar: bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür; ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır; bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Üçüncü kural, ev içinde çalışan ya da düzenli geliri olmayan eşin durumunu doğrudan etkiler: katılma alacağı için ayrıca katkı ispatı aranmaz; ispat yükü, malın kişisel olduğunu iddia eden eştedir.
Boşanmada Paylaşıma Giren ve Girmeyen Mallar
Boşanmada mal paylaşımı bakımından ayrım tek soruya bağlıdır: mal, rejimin devamı süresince karşılığı verilerek mi elde edildi? Cevap evetse edinilmiş mal, hayırsa kişisel maldır.
Edinilmiş Mallar (TMK m. 219)
TMK m. 219, edinilmiş malı her eşin rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olarak tanımlar ve beş kalem sayar:
- Çalışmasının karşılığı olan edinimler (maaş, ücret, ticari ve serbest meslek kazancı)
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının ve personele yardım sandıklarının yaptığı ödemeler
- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar
- Kişisel malların gelirleri: mirastan kalan dairenin kirası edinilmiş maldır
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler
Dördüncü bent en çok gözden kaçan kuraldır: malın kendisi kişisel kesimde kalır, geliri edinilmiş mallara yazılır.
Kişisel Mallar (TMK m. 220-221)
TMK m. 220 dört kalemi kanun gereği kişisel mal sayar: yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşya; rejimin başlangıcında ona ait bulunan ya da sonradan miras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilen değerler; manevî tazminat alacakları; kişisel mallar yerine geçen değerler.
Evlilikten önce alınan ev ile babadan kalan tarla ikinci bende girer. TMK m. 221 ayrıca, meslek icrası veya işletme faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallar ile kişisel mal gelirlerinin sözleşmeyle kişisel mal sayılabilmesine izin verir.
Tereddüt Yaratan Kalemler: Ev, Araç, Ziynet, Emeklilik ve Borçlar
Kalemlerin çoğu tek başına değil, finansmanına bakılarak sınıflandırılır. Kişisel malın satılıp yerine alınan mal ikame değer kuralı gereği kişisel kalır (m. 220/4); satış bedeline evlilik içindeki gelirden ekleme yapılmışsa oran hesabı gündeme gelir.
Taşınmazlarda tapu kaydı, ediniş tarihi ve ödeme akışı birlikte incelenir; değerleme kısmı gayrimenkul hukuku ile kesişir. Evlilik içinde karşılığı verilerek alınan şirket payları da hesaba girer; payın değeri çoğu dosyada bilirkişiyle belirlenir ve şirketler hukuku yönünden ayrı değerlendirme gerektirir.
Borçlar da kesimlere dağıtılır. TMK m. 230/2 uyarınca hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır. Kişisel mala ilişkin borç edinilmiş mallardan ödenmişse denkleştirme istenebilir (m. 230/1).
| Malvarlığı kalemi | Kural olarak | Dayanak | Not |
|---|---|---|---|
| Maaş, ücret, ticari kazanç | Edinilmiş mal | m. 219/1 | Rejim süresince elde edilen kısım |
| Kıdem tazminatı | Edinilmiş mal | m. 219/1 | Rejim içindeki çalışmaya düşen kısım |
| Emekli ikramiyesi, sandık ödemesi | Edinilmiş mal | m. 219/2 | Bir kısmı m. 228/2 uyarınca kişisel mal sayılabilir |
| Çalışma gücü kaybı tazminatı | Edinilmiş mal | m. 219/3 | Bir kısmı m. 228/2 uyarınca kişisel mal sayılabilir |
| Kişisel malın kira geliri | Edinilmiş mal | m. 219/4 | Mal kişisel kalır |
| Bireysel emeklilik birikimi | Edinilmiş mal | m. 219/1, 219/5 | Karşılığı verilen kısım |
| Evlilik öncesi ev veya araç | Kişisel mal | m. 220/2 | Katkı varsa değer artış payı (m. 227) |
| Miras veya bağışla gelen mal | Kişisel mal | m. 220/2 | Karşılıksız kazanma |
| Manevî tazminat alacağı | Kişisel mal | m. 220/3 | Maddi tazminattan farklı |
| Kişisel kullanım eşyası | Kişisel mal | m. 220/1 | Kişisel kullanıma yarayan eşya |
| Ziynet eşyası | Kural olarak kişisel mal | m. 220/2 | Bağış karinesi; uygulamada tartışmalı |
| Kesimi belirlenemeyen borç | Edinilmiş mallara ilişkin | m. 230/2 | Artık değerden düşülür |
Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer, Mallar Hangi Tarihe Göre Değerlenir?
Tasfiyede iki ayrı tarih vardır; karıştırıldığında hesap baştan yanlış kurulur. Biri hangi malların hesaba gireceğini, diğeri değerlerini belirler.
Sona Erme Anı: Karar Tarihi Değil, Dava Tarihi (TMK m. 225/2)
TMK m. 225/1 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir rejimin kabulüyle sona erer. İkinci fıkra boşanma için özel bir an belirler: evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Sonuç açıktır: boşanma davasının açıldığı tarihten sonra elde edilen kazançlar rejime girmez. “Mal rejimi karar kesinleşince sona erer” bilgisi kanun metnine uymaz. Ölümde esas alınacak an ölüm tarihidir.
Değerlendirme Anı: Tasfiye Anındaki Sürüm Değeri (TMK m. 232, 235)
TMK m. 232, tasfiyede malların sürüm değerlerinin esas alınacağını söyler. m. 235/1 ise rejimin sona erdiği sırada mevcut edinilmiş malların tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılacağını düzenler.
Dava tarihinde var olan bir daire, o günkü bedeliyle değil tasfiye anındaki değeriyle hesaba girer. Eklenecek değerlerde ise m. 235/2 uyarınca malın devredildiği tarih esas alınır.
| Ölçüt | Dava tarihi | Tasfiye anı |
|---|---|---|
| Neyi belirler | Hangi malların hesaba gireceğini | Malların hesapta hangi değerle yer alacağını |
| Dayanak | TMK m. 225/2 | TMK m. 232 ve 235/1 |
| Sonuç | Sonraki edinimler rejime girmez | Mal, sürüm değeriyle hesaba katılır |
| İstisna | Ölümde ölüm tarihi esastır | Eklenecek değerlerde devir tarihi esastır |
Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?
Hesap, kanunun sırasını izleyen bir zincirdir; sıra bozulduğunda sonuç da değişir.
Tasfiyenin Adım Adım Sırası
- Malların geri alınması ve ayrılması. Her eş diğerinde bulunan malını geri alır (m. 226/1); mallar, rejimin sona erdiği andaki durumlarına göre edinilmiş ve kişisel mal olarak ayrılır (m. 228/1).
- Borçların kesimlere yazılması. Belirlenemeyen borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır (m. 230/2).
- Eklenecek değerler. Son bir yıldaki karşılıksız kazandırmalar ve azaltma kastıyla yapılan devirler eklenir (m. 229).
- Denkleştirme. Bir kesimin borcu diğerinden ödenmişse denkleştirme yapılır (m. 230).
- Artık değerin bulunması. Edinilmiş mal toplamından ilgili borçlar düşülür (m. 231).
- Yarıların hesaplanması ve takas. Her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (m. 236/1).
- Ödeme. Alacak ayın veya para olarak ödenir; güçlük hâlinde erteleme istenebilir (m. 239).
Temsilî Bir Hesap Örneği
Aşağıdaki rakamlar yalnızca yöntemi göstermek için kurgulanmıştır; gerçek bir dosyaya ait değildir. Kişisel mallar hesap dışında tutulmuştur.
| Hesap kalemi | Eş A | Eş B | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Edinilmiş malların toplam değeri | 3.200.000 TL | 800.000 TL | m. 219, 235/1 |
| (−) İlgili borçlar | 400.000 TL | 100.000 TL | m. 231 |
| (+) Eklenecek değerler | 100.000 TL | 0 TL | m. 229 |
| = Artık değer | 2.900.000 TL | 700.000 TL | m. 231 |
| Diğer eşin hak sahibi olduğu yarı | 1.450.000 TL | 350.000 TL | m. 236/1 |
| Takas sonrası net alacak | 0 TL | 1.100.000 TL | m. 236/1 |
Takasla tek rakama inilmiştir: Eş A, Eş B’ye 1.100.000 TL öder. Hiçbir malın mülkiyeti kendiliğinden el değiştirmez.
Kredi ile Alınan Ev Nasıl Hesaplanır?
Kredili taşınmazlarda ödemelerin bir kısmı evlilikten önce, bir kısmı evlilik içinde yapılmış olabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 25.02.2021 tarihli kararında, kredinin evlilik birliği içinde yapılan ödemelerinin, taşınmazın edinilmesi için yapılan tüm ödemelere oranının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, E. 2021/346, K. 2021/1663). Bulunan oran, malın tasfiye anındaki değerine uygulanır (m. 232, 235/1).
Dikkat: Hesap; tapu, banka, SGK ve trafik kayıtları üzerinden yürür ve çoğu dosyada bilirkişi incelemesi yapılır. Yukarıdaki örnek yalnızca yöntemi gösterir; bir alacak tutarı dosya incelenmeden öngörülemez.
Değer Artış Payı ve Katkı Payının Katılma Alacağından Farkı
Üç alacak türü aynı davada birlikte istenebildiği için karıştırılır. Ayrım; hangi mal üzerinde hak iddia edildiğine ve talebin dönemine bakılarak yapılır.
Değer Artış Payı (TMK m. 227)
TMK m. 227/1 uyarınca eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı kazanır. Alacak, malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Mal daha önce elden çıkarılmışsa hâkim alacağı hakkaniyete göre belirler (m. 227/2). Eşler yazılı anlaşmayla bu paydan vazgeçebilir ya da oranı değiştirebilir (m. 227/3).
Katkı Payı Alacağı Ne Zaman Gündeme Gelir?
Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002 öncesi döneme ilişkin taleplerde gündeme gelir. O dönemde edinilmiş mallara katılma hükümleri yürürlükte olmadığından, o döneme ait katkı katılma alacağı sayılmaz. Uzun evliliklerde tek dosyada iki dönem birlikte hesaplanabilir.
| Ölçüt | Katılma alacağı | Değer artış payı | Katkı payı alacağı |
|---|---|---|---|
| Neye dayanır | Artık değere katılma | Karşılıksız katkı | 2002 öncesi katkı |
| Hangi mal | Edinilmiş malların tümü | Katkı yapılan mal | Katkı yapılan mal |
| Hesap esası | Artık değerin yarısı, takaslı | Katkı oranı × tasfiye değeri | Katkı oranı |
| Dayanak | TMK m. 231, 236 | TMK m. 227 | Dönem ayrımı: 4722 s.K. m. 10 |
| Dönem | 1.1.2002 sonrası | Yasal rejim süresi | 1.1.2002 öncesi |
Eşin Mal Kaçırması ve Kusurun Paya Etkisi
Tasfiye hesabı, malvarlığının rejim sona erdiğinde kâğıt üzerinde göründüğü hâliyle sınırlı değildir. Kanun, alacağı azaltmaya yönelik devirleri hesaba geri katar; kusurun paya etkisini ise dar bir çerçevede düzenler.
Katılma Alacağını Azaltmak İçin Yapılan Devirler (TMK m. 229)
TMK m. 229 iki kalemi edinilmiş mallara değer olarak ekler: rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar; ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler.
Mahkeme kararı, davanın kendilerine ihbar edilmiş olması koşuluyla kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. İhbar bu yüzden usulî bir ayrıntı değildir.
Üçüncü Kişilere Karşı Dava ve Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 241)
Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa alacaklı eş, hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir (m. 241/1).
Dikkat: TMK m. 241/2 uyarınca bu dava hakkı, hakların zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde rejimin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Madde sürenin geçmesine “düşme” sonucunu bağladığından, süre kaçırıldığında hakkın kendisi ortadan kalkar.
Zina veya Hayata Kast Hâlinde Pay Azaltılabilir mi? (TMK m. 236/2)
Kusurun katılma alacağına etkisi kanunda tek bir yerde ve dar biçimde düzenlenmiştir. TMK m. 236/2 uyarınca zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
Madde yalnızca bu iki sebebi sayar. Evlilik birliğinin sarsılması, terk veya onur kırıcı davranış gibi sebeplerde kanun hâkime böyle bir yetki tanımaz; kusurlu bulunmak tek başına katılma alacağını azaltmaz.
Boşanmada Mal Paylaşımı Davası: Süre, Mahkeme ve Aşamalar
Dava Açma Süresi: 1 Yıl mı, 10 Yıl mı?
Farklı cevaplar verilmesinin sebebi, iki ayrı talebin aynı başlık altında toplanmasıdır. TMK m. 178, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının, hükmün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Bu hüküm, boşanmanın eki niteliğindeki nafaka ve tazminat gibi talepler bakımından uygulanır; Yargıtay katılma alacağını bu kapsamda görmemiştir.
Katılma alacağı bakımından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Türk Medeni Kanunu’nda özel bir zamanaşımı hükmü bulunmadığı gerekçesiyle genel hükme gitmiş ve on yıllık süreyi uygulamıştır; süre boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten başlar (Yargıtay HGK, 17.04.2013, E. 2013/8-375, K. 2013/520). Genel kural için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146’ya bakılabilir.
Bu süreler, TMK m. 241’deki bir yıl ve beş yıllık sürelerle karıştırılmamalıdır; m. 241 yalnızca üçüncü kişilere karşı açılan davaya ilişkindir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Kanun m. 4 uyarınca aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun üçüncü kısım hariç ikinci kitabından doğan dava ve işleri görür; mal rejimi hükümleri bu kapsamdadır. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar (4787 s.K. m. 2/2).
Yetki TMK m. 214’te düzenlenmiştir: boşanma veya iptal davasında yetkili mahkeme, tasfiye davasında da yetkilidir. Rejim ölümle sona ermişse ölenin son yerleşim yeri, diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Dava Hangi Aşamalardan Geçer?
Yargılama dilekçeler teatisiyle başlar; ardından ön inceleme, tahkikat ve hüküm gelir. Tahkikat bu dava türünde ağırdır, çünkü mahkeme malvarlığının kapsamını kurum kayıtlarından tespit eder. Tipik olarak toplanan kayıtlar:
- Tapu kayıtları ve edinme tarihleri
- Banka hesap hareketleri, kredi ödeme dökümleri
- SGK hizmet ve prim dökümleri
- Trafik tescil ve araç devir kayıtları
- Ticaret sicili ve şirket pay bilgileri
- Bilirkişi değerleme raporu
Toplam süre; malvarlığının kapsamına, kayıtların kurumlardan ne zaman geldiğine, bilirkişi incelemesinin genişliğine, boşanma dosyasının kesinleşme aşamasına ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişir. Bu nedenle dosya görülmeden bir ay ya da yıl sayısı verilmesi doğru olmaz.
Dava şartı arabuluculuk bakımından ise tasfiye davasının kapsama girip girmediği uygulamada tartışmalıdır; dava açılmadan önce bu koşulun somut talep yönünden aranıp aranmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Alacak Nasıl Ödenir ve Tahsil Edilir? (TMK m. 239)
TMK m. 239/1 uyarınca katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; aynî ödemede sürüm değeri esas alınır, işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir. Derhâl ödeme borçlu eş için ciddî güçlük doğuracaksa erteleme istenebilir (m. 239/2).
Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür; koşullar gerektiriyorsa güvence de istenebilir (m. 239/3). Kesinleşen ilamın gereği yerine getirilmezse ilamlı takip yoluna başvurulabilir; bu aşama icra ve iflas hukuku kapsamındadır.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
Eşler tasfiyeyi kendi aralarında kararlaştırabilir. Talepler protokolde düzenlenir; hâkim protokolü uygun bulup hüküm altına aldığında ayrıca tasfiye davası açılmasına gerek kalmayabilir.
İki noktaya dikkat edilir. Protokolde tasfiyeye hiç değinilmemişse mal rejiminden doğan talepler ayrı bir davanın konusu olmaya devam eder. Taşınmaz devri kararlaştırılmışsa mülkiyet kendiliğinden geçmez; devrin tapuda yapılması gerekir. Ayrıntı için anlaşmalı boşanma süreci yazısına bakabilirsiniz.
Boşanmada Mal Paylaşımı Hakkında Yargı Kararları
Katılma alacağında zamanaşımı on yıldır. Kanunda özel bir süre öngörülmediğinden genel hükme gidilmiş, sürenin boşanma hükmünün kesinleşmesiyle işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. (Yargıtay HGK, 17.04.2013, E. 2013/8-375, K. 2013/520)
Kredili taşınmazda oransal hesap yapılır. Evlilik içinde yapılan kredi ödemelerinin, taşınmazın edinilmesi için yapılan tüm ödemelere oranı belirlenmeli ve hüküm bu sonuca göre kurulmalıdır. (Yargıtay 8. HD, 25.02.2021, E. 2021/346, K. 2021/1663)
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmada mal paylaşımı yarı yarıya mı yapılır?
Hayır; yarıya bölünen eşlerin tüm malları değil, her eşin artık değeridir. Artık değer, edinilmiş malların toplamından bu mallara ilişkin borçlar düşülerek bulunur (TMK m. 231). Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir ve alacaklar takas edilir (TMK m. 236). Kişisel mallar bu hesaba girmez.
Boşanmada mal paylaşımı ne zaman olur?
Boşanmaya karar verildiğinde mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2); paylaşım ise sonradan yapılan tasfiyeyle gerçekleşir. Tasfiye ayrı bir davanın konusudur ve sonuçlandırılabilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Dava tarihinden sonra edinilen mallar rejime dâhil edilmez.
Boşanmada mal paylaşımı davası ne kadar sürer?
Sürenin önceden belirlenmesi mümkün değildir; dosyanın kapsamına göre değişir. Belirleyici etkenler malvarlığının genişliği, tapu, banka, SGK ve trafik kayıtlarının ne zaman geldiği, bilirkişi incelemesinin kapsamı, boşanma dosyasının kesinleşme aşaması ve mahkemenin iş yoğunluğudur. İstinaf yoluna başvurulursa süreç uzar.
Boşanmada mal paylaşımı çocuğa verilir mi?
Hayır; mal rejiminin tasfiyesi yalnızca eşler arasında yapılır ve çocuk bu ilişkinin tarafı değildir. TMK m. 236 uyarınca artık değere katılma hakkı eşlere aittir. Çocuğa ilişkin haklar velayet, iştirak nafakası ve miras hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilir; tasfiye hesabına dâhil edilmez.
Boşanmada mal paylaşımı ve nafaka aynı şey midir?
Hayır; ikisi ayrı hukuki temellere dayanır. Nafaka, geçim ihtiyacına dayanan ve kural olarak dönemsel ödenen bir yükümlülüktür. Katılma alacağı ise mal rejiminin tasfiyesinden doğar ve TMK m. 236’ya dayanan bir alacak hakkıdır. Ayrı taleplerdir; biri diğerinin yerine geçmez, birlikte de istenebilir.
Evlilikten önce alınan ev veya mirastan kalan mal paylaşıma girer mi?
Kural olarak hayır; bunlar TMK m. 220/2 uyarınca kişisel maldır ve artık değer hesabına girmez. Ancak diğer eş bu malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunmuşsa değer artış payı isteyebilir (TMK m. 227). Kişisel malın kira geliri ise edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219/4).
Tasfiye, kayıt incelemesi ve hesap gerektiren teknik bir alandır; talebin kapsamı, dayanağı ve süresi her dosyada ayrı belirlenir. Diğer aile hukuku uyuşmazlıkları için ilgili sayfaya bakabilirsiniz.
Hukuki Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Güncel ve size özel hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Boşanmada mal paylaşımı ve mal rejiminin tasfiyesi hakkında sorularınız için Atalar Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
